Karadeniz Yaylaları Rehberi: Görülmesi Gereken 40 Yayla ve Ulaşım Bilgileri

04.08.2026
Güncelleme: 05.08.2026 00:04
3
A+
A-
Karadeniz Yaylaları Rehberi: Görülmesi Gereken 40 Yayla ve Ulaşım Bilgileri

Karadeniz’e ilk kez 2016 yazında, Ardeşen’den Çamlıhemşin’e giden minibüsün arka koltuğunda sıkışmış hâlde çıktım. Yanımdaki amca, ben pencereden dışarı bakıp “burası hep böyle mi yeşil” diye sorunca güldü ve “yukarısı daha güzel, burası daha aşağı” dedi. O cümleyi sonraki dokuz yıl boyunca defalarca hatırladım. Çünkü Karadeniz’de hep bir yukarısı var.

O tarihten bu yana Rize, Trabzon, Artvin, Giresun, Ordu, Gümüşhane ve Batı Karadeniz hattında toplamda kırktan fazla yaylaya çıktım. Bir kısmına arabayla, bir kısmına dolmuşla, birkaçına da yürüyerek. Bazılarında üç gece kaldım, bazılarında iki saat durup geri döndüm. Bu rehber o notların derlenmiş hâli. İnternette dolaşan “Karadeniz’in en güzel 10 yaylası” listelerinden farklı olmasını istedim, çünkü o listelerin çoğunu yazan insanların o yollara hiç girmediğini yolun kendisi anlatıyor.

Aşağıda 40 yaylayı il il, ulaşım bilgileriyle birlikte bulacaksınız. Mesafeleri yaklaşık verdim, çünkü Karadeniz’de kilometre değil saat konuşulur. 20 kilometrelik bir yol bir buçuk saat sürebiliyor.

Karadeniz Yaylalarına Ne Zaman Gitmeli

Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok ama yanlış cevapları var.

Haziran ortası ile eylül başı klasik yayla sezonu. Yollar açık, obalar dolu, şenlikler bu dönemde. Ancak temmuzun ikinci yarısı ile ağustosun ilk haftası, özellikle Ayder ve Uzungöl gibi merkezlerde nefes alacak yer bırakmıyor.

Benim tercihim haziranın son on günü. Kar suları henüz akıyor, çayır çiçekleri patlamış durumda, obalar yeni açılmış ve kalabalık başlamamış oluyor. Eylülün ilk yarısı da güzel ama yaylalar boşalmaya başlıyor, birçok yayla evi kapanıyor.

Mayıs ve ekim risklidir. Yüksek yaylalarda kar kapanması mayısın sonuna kadar sürebilir. Ekimde ise sis ve yağış nedeniyle yol görünürlüğü ciddi şekilde düşüyor. Kavrun’a ekim başında çıkmaya çalıştığım bir sefer, üç kilometre kala geri dönmek zorunda kaldım. O gün yolda karşılaştığım çobanın “yukarıda hava kapadı, sen inersen iyi olur” demesi hayatımda dinlediğim en isabetli tavsiyelerden biriydi.

Kış aylarında sadece Ayder, Zigana, Ilgaz ve Kartalkaya çevresi gibi altyapısı olan noktalar erişilebilir. Diğerlerinin çoğu tamamen kapanıyor.

Sis konusuna ayrı bir parantez açayım. Karadeniz yaylalarında sabah 07.00 ile 10.00 arası genelde açık olur. Öğleden sonra 14.00’ten itibaren sis bastırır ve akşama kadar kalkmaz. Fotoğraf çekecekseniz sabah erken kalkın. Pokut’ta üç gün üst üste öğleden sonra manzara bekleyip her seferinde beyaz bir duvara baktığımı söyleyebilirim.

Yaylalara Ulaşım: Genel Notlar

Karadeniz yaylalarına gitmenin üç yolu var ve üçünün de kendine göre bedeli var.

  • Kendi aracınızla: En rahatı. Ancak sedan bir araçla çıkabileceğiniz yayla sayısı sanılandan az. Ayder, Zigana, Çambaşı, Kümbet, Sultanmurat, Kafkasör gibi asfaltı tamamlanmış yerler sorun değil. Pokut, Sal, Gito, Kavrun, Elevit, Arsiyan gibi yerler için yüksek şasi ve tercihen dört çeker gerekiyor. Yol stabilize, dar, virajlı ve bariyersiz. Kendinize güvenmiyorsanız zorlamayın.
  • Dolmuş ve minibüsle: Ayder, Uzungöl, Çambaşı gibi popüler noktalara ilçe merkezlerinden düzenli servis var. Diğerlerine sadece sezonda ve günde bir iki sefer. Kalkış saatlerini bir gün önceden garaja sorup teyit edin, tabelaya yazılan saatler sık sık değişiyor.
  • Yerel transferle: Çamlıhemşin ve Çaykara’da yayla transferi yapan 4×4 sahibi yerel şoförler var. Pokut, Sal, Hazindak gibi zor yollar için en mantıklı çözüm bu. Ücretler araç başına ve sezonluk değişiyor, gitmeden telefonla anlaşın.
  • Yakıt uyarısı: Çamlıhemşin’den sonra Elevit’e kadar akaryakıt istasyonu yok. Aynı şey Şavşat’tan Arsiyan’a, Tonya’dan Kadırga’ya giden hatlar için de geçerli. Deponuzu ilçe merkezinde doldurun.
  • Telefon çekmiyor. Bunu ciddiye alın. Yüksek yaylaların çoğunda sadece belli noktalarda ve sadece bir operatörde sinyal var. Konumunuzu birine bildirin.

Rize Yaylaları

Rize, yayla denince akla ilk gelen il olmayı hak ediyor. Kaçkarların kuzey yamacındaki yayla yoğunluğu Türkiye’de başka hiçbir yerde yok.

Ayder Yaylası

Ayder’i sevmek zorlaştı. On yıl önceki Ayder ile bugünkü aynı yer değil ve bunu üzülerek yazıyorum. Beton yapılaşma, kaplıca çevresindeki düzensizlik ve yaz aylarındaki insan yoğunluğu, o meşhur şelaleli manzarayı fazlasıyla gölgeliyor. Yine de bir başlangıç noktası olarak vazgeçilmez, çünkü Kavrun, Huser ve Yukarı Kavrun’a giden yollar buradan geçiyor.

Kaplıcayı deneyin, suyu gerçekten iyi. Yaylanın üst kısmındaki Huser tarafına doğru yirmi dakika yürürseniz kalabalıktan kurtulup asıl manzarayı yakalarsınız.

Ulaşım: Rize merkezden Ardeşen’e yaklaşık 80 km sahil yolu, Ardeşen’den Çamlıhemşin’e 22 km, Çamlıhemşin’den Ayder’e 17 km. Yol tamamen asfalt, her araçla çıkılır. Ardeşen ve Çamlıhemşin’den düzenli dolmuş var. Rakım 1350 metre.

Ayder Yaylası

Pokut Yaylası

Karadeniz’in kartpostal fotoğrafı buradan çıkıyor. Ahşap serenderlerin bulut denizinin üstünde durduğu o kare, çoğunlukla Pokut’tan çekiliyor ve gerçekten de tarif edildiği kadar etkileyici. Ama şunu bilin: manzarayı görme ihtimaliniz yüzde elli civarında. Sis kalkmazsa üç metre ötenizi göremezsiniz.

Pokut’ta konaklamanızı öneririm. Sabah beşte kalkıp serenderin önüne oturmak ve bulutların altınızda hareket etmesini izlemek, bu rehberdeki en güçlü tavsiyem.

Ulaşım: Çamlıhemşin’den Şenyuva köyü üzerinden yaklaşık 20 km. Yolun ilk yarısı asfalt, sonrası stabilize ve oldukça dar. Sedan araçla çıkanlar oluyor ama tavsiye etmem. Çamlıhemşin’den 4×4 transfer bulunabiliyor. Rakım 1900 metre.

Pokut Yaylası

Sal Yaylası

Pokut’un komşusu ve dürüst olmak gerekirse manzara açısından ondan aşağı kalır yanı yok. Kalabalığı ise çok daha az. Pokut’tan Sal’a yürüyüş parkuru yaklaşık iki saat sürüyor ve sırt çantasıyla yapılabilecek en güzel kısa yürüyüşlerden biri. Ben bu parkuru üç kez yaptım, hiçbirinde aynı havayı görmedim.

Ulaşım: Çamlıhemşin üzerinden Pokut yolunun devamı, yaklaşık 25 km. Yol stabilize. Pokut’a araçla çıkıp oradan yürümek en keyifli seçenek. Rakım 1800 metre.

Sal Yaylası

Gito Yaylası

Gito, Pokut ve Sal üçlüsü aynı hattın üç durağı gibi düşünülebilir. Gito’nun farkı, çayırlarının daha geniş ve açık olması. Bulut denizi burada da oluşuyor ama Pokut’taki gibi dramatik bir uçurum kenarı yok, daha yumuşak bir manzara. Kamp kurmak için ideal.

Ulaşım: Çamlıhemşin’den yaklaşık 30 km, Gito yol ayrımından itibaren stabilize. Yüksek şasili araç gerekli. Rakım 2000 metre.

Gito Yaylası

Hazindak Yaylası

Az bilinen ve tam da bu yüzden kıymetli. Hazindak’a çıktığım gün yaylada toplam yedi kişiydik ve bunun beşi yaylanın kendi sakinleriydi. Serender mimarisi Pokut kadar bakımlı değil ama otantikliği daha yüksek.

Ulaşım: Çamlıhemşin Şenyuva hattından ayrılan yan koldan yaklaşık 22 km. Yol zorlu, kesinlikle 4×4 gerekiyor. Rakım 1750 metre.

Hazindak Yaylası

Elevit Yaylası

Kaçkar bölgesinin en yerleşik yaylalarından. Elevit’te market var, camisi var, düzenli bir oba düzeni var. Yani yayla romantizminden ziyade dağ köyü hissi verir. Kaçkar zirve tırmanışlarına hazırlık yapanların üs kampı gibi kullandığı yer.

Elevit’ten Tirovit’e uzanan yol boyunca sağınızda kalan vadi, Rize’de gördüğüm en güzel manzaralardan biri.

Ulaşım: Çamlıhemşin’den yaklaşık 40 km. Yolun büyük bölümü asfaltlandı, son kısım stabilize. Normal araçla dikkatli sürülerek çıkılabiliyor. Sezonda Çamlıhemşin’den minibüs var. Rakım 1800 metre.

Elevit Yaylası

Kavrun Yaylası

Ayder’den yukarı devam ettiğinizde ulaştığınız nokta. Kaçkar Dağı tırmanışlarının klasik başlangıcı. Yaylada elektrik sınırlı, konaklama basit ama manzara için buna değer. Yukarı Kavrun’a doğru yürüdüğünüzde buzul göllerine ulaşan patikalar başlıyor.

Ulaşım: Ayder’den yaklaşık 15 km stabilize yol. 4×4 gerekiyor, Ayder’den transfer bulmak mümkün. Rakım 2100 metre.

Kavrun Yaylası

Amlakit Yaylası

Elevit ile Palovit arasında kalan, geniş çayırlarıyla dikkat çeken bir yayla. Yayla evleri arasındaki mesafe fazla olduğu için insan kalabalığı hissi hiç yok. Yürüyüş sevenler için Amlakit merkezli çok sayıda rota var.

Ulaşım: Elevit yolundan ayrılarak yaklaşık 8 km. Stabilize, yüksek şasi gerekli. Rakım 2000 metre.

Handüzü Yaylası

İkizdere tarafındaki en güzel yayla bence. Ortasından geçen dere, etrafındaki geniş düzlük ve arka planda yükselen sivri tepelerle bambaşka bir kompozisyon sunuyor. Çamlıhemşin hattındaki yaylalardan görsel olarak epey farklı.

Ulaşım: İkizdere ilçesinden yaklaşık 30 km. Yol büyük ölçüde asfalt, son kısım stabilize. Normal araçla çıkılabilir. Rakım 2000 metre.

Anzer Yaylası

Dünyanın en pahalı ballarından birinin üretildiği yer. Anzer’e gitmenin asıl sebebi manzara değil, o çayırların üzerinde açan yüzlerce endemik çiçek türü. Haziran sonunda gittiğinizde yaylanın kokusu bambaşka.

Bal alacaksanız doğrudan üreticiden alın ve fiyatın yüksek olmasını normal karşılayın. Anzer balı adıyla satılan ürünlerin büyük çoğunluğu Anzer balı değil.

Ulaşım: İkizdere’den yaklaşık 30 km, yol asfalt ve stabilize karışık. Rakım 2000 metre.

Trabzon Yaylaları

Trabzon’un yaylaları Rize’ye göre daha açık, daha çayırlık ve genelde daha kolay ulaşılır. Serender mimarisi yerine taş ve ahşap karışımı yayla evleri hakim.

Sultanmurat Yaylası

Çaykara’nın ötesindeki bu yayla, hem tarihi hem manzarasıyla listenin üst sıralarında. Ladin ormanının içinden çıkıp aniden geniş bir düzlüğe varmak etkileyici bir geçiş. Şehitlik alanı ve çevresindeki çam ormanı sabah sisinde bambaşka görünüyor.

Ulaşım: Çaykara’dan yaklaşık 30 km, Trabzon merkezden 110 km. Yol asfalt, her araçla çıkılır. Rakım 2000 metre.

12. Hıdırnebi Yaylası

Trabzon merkeze en yakın ciddi yayla. Günübirlik çıkmak için ideal. Temmuzda yapılan Hıdırnebi şenliği bölgenin en canlı yayla etkinliklerinden. Şenlik günü gitmek istiyorsanız erken çıkın, yol araç kuyruğuna dönüyor.

Ulaşım: Akçaabat’tan yaklaşık 35 km. Yol asfalt. Rakım 1600 metre.

Şolma Yaylası

Hıdırnebi’nin komşusu ama karakteri farklı. Daha sakin, daha az yapılaşmış. Yayla evlerinin arasındaki patikalarda yürümek, Trabzon’da hâlâ eski yayla hissini yakalayabileceğiniz nadir deneyimlerden.

Ulaşım: Akçaabat üzerinden yaklaşık 40 km. Yolun son bölümü stabilize. Rakım 1800 metre.

Kadırga Yaylası

Kadırga’nın asıl anlamı temmuzun üçüncü haftasında yapılan şenlikte ortaya çıkıyor. Trabzon, Giresun ve Gümüşhane’nin buluşma noktasında kurulan bu şenlik, yayla kültürünün hâlâ yaşadığını görmek isteyenler için mutlaka görülmesi gereken bir olay. Şenlik dışındaki günlerde yayla oldukça sessiz.

Ulaşım: Şalpazarı veya Tonya üzerinden yaklaşık 50 km. Stabilize ağırlıklı yol, yüksek şasi tercih edilir. Rakım 2200 metre.

Erikbeli Yaylası

Tonya’dan Kadırga’ya giden yol üzerinde. Adını çevresindeki yabani erik ağaçlarından alıyor. Yolun kenarındaki tezgâhlarda satılan yayla peyniri ve tereyağı için durmaya değer. Peyniri tatmadan almayın, kalite çok değişken.

Ulaşım: Tonya’dan yaklaşık 25 km. Yol asfalt ve stabilize karışık. Rakım 1700 metre.

Zigana Yaylası

Trabzon ile Gümüşhane arasındaki geçidin yaylası. Kış turizmi altyapısı olan sayılı Karadeniz yaylalarından biri. Yaz aylarında da açık ve ulaşımı en kolay yayla olma özelliğini koruyor. Manzara olarak diğerleri kadar çarpıcı değil ama erişilebilirliği tartışmasız.

Ulaşım: Maçka’dan yaklaşık 35 km, Trabzon merkezden 65 km. Devlet yolu üzerinde, tamamen asfalt. Rakım 2000 metre.

Demirkapı Yaylası

Uzungöl’ün arkasındaki gizli hazine. Uzungöl’e gelen milyonlarca ziyaretçinin belki yüzde biri buraya çıkıyor. Buzul gölleri, sarp kayalıklar ve neredeyse hiç yapılaşma yok. Uzungöl’de hayal kırıklığına uğrayanlar için telafi noktası.

Ulaşım: Uzungöl’den yaklaşık 20 km stabilize yol. 4×4 gerekli. Rakım 2400 metre.

Lişer Yaylası

Tonya bölgesinin sakin yaylalarından. Geniş otlakları ve dağınık yerleşim düzeniyle, kalabalıktan uzaklaşmak isteyenlerin listesinde olmalı. Yaz aylarında yöre halkının hayvanlarıyla birlikte çıktığı gerçek bir yaylacılık alanı hâlâ.

Ulaşım: Tonya’dan yaklaşık 30 km. Stabilize yol. Rakım 1900 metre.

Giresun Yaylaları

Giresun yaylaları bana hep az konuşulan bir bölge gibi geldi. Trabzon ve Rize’nin gölgesinde kalıyorlar ama manzara kalitesi hiç de aşağı değil.

Kümbet Yaylası

Giresun’un en bilineni. Temmuzda yapılan Kümbet şenliği ve yaylanın ortasındaki geniş düzlük, bölgeyi yayla turizminin merkezi hâline getirmiş. Konaklama altyapısı Giresun genelinde en gelişmiş olan yer burası.

Ulaşım: Giresun merkezden Dereli üzerinden yaklaşık 60 km. Yol asfalt. Rakım 1650 metre.

Bektaş Yaylası

Kümbet’e göre daha yüksek ve daha çıplak. Ağaç sınırının üstünde olduğunuz için manzara 360 derece açılıyor. Gün batımını izlemek için Giresun’daki en iyi nokta bence burası. Akşam serinliği ciddi, yaz ortasında bile mont götürün.

Ulaşım: Dereli üzerinden yaklaşık 60 km. Yolun son kısmı stabilize. Rakım 2000 metre.

Sis Dağı Yaylası

Adı üstünde. Sis Dağı’nda sisin içinde kalmak sürpriz değil, plan. Yaylanın yumuşak tepeleri ve otlakları, sis bastığında gerçekten başka bir gezegen hissi veriyor. Yağlıdere ve Espiye taraflarından çıkılıyor.

Ulaşım: Espiye’den yaklaşık 45 km. Asfalt ve stabilize karışık. Rakım 2000 metre.

Kulakkaya Yaylası

Giresun merkeze en yakın yayla, günübirlik için ideal. Çam ormanının içinde konumlanmış olması onu diğerlerinden ayırıyor, çıplak çayır değil orman yaylası karakteri var.

Ulaşım: Giresun merkezden yaklaşık 45 km. Yol asfalt. Rakım 1500 metre.

Tamdere Yaylası

Kışın kayak yapılabilen, yazın ise sessiz kalan bir yayla. Konaklama seçenekleri az ama var. Karagöl Dağları’na yapılacak yürüyüşler için başlangıç noktası olarak kullanılabiliyor.

Ulaşım: Dereli’den yaklaşık 55 km. Yol asfalt ağırlıklı. Rakım 1900 metre.

Ordu Yaylaları

Çambaşı Yaylası

Ordu’nun vitrin yaylası ve hak ediyor. Geniş düzlükleri, kayak merkezi altyapısı ve düzenli ulaşımıyla ailelerin en rahat gidebileceği yaylalardan. Yayla evleri ve bungalov seçenekleri fazla. Yaz aylarında bisiklet ve doğa yürüyüşü rotaları işaretlenmiş durumda.

Ulaşım: Ordu merkezden Kabadüz üzerinden yaklaşık 60 km. Yol tamamen asfalt. Rakım 1850 metre.

Perşembe Yaylası

Aybastı’nın üzerindeki bu yayla, Ordu’nun en özgün manzarasına sahip. Kraterimsi geniş çukuru ve etrafını çeviren tepelerle, diğer Karadeniz yaylalarından görsel olarak tamamen ayrışıyor. Temmuzdaki şenliği bölgenin en eskilerinden.

Not: Ordu sahilindeki Perşembe ilçesiyle karıştırmayın, ikisi bambaşka yerler ve aralarında yüz kilometreden fazla mesafe var. Navigasyona “Perşembe Yaylası Aybastı” yazın.

Ulaşım: Aybastı’dan yaklaşık 15 km, Ordu merkezden 110 km. Yol asfalt. Rakım 1600 metre.

Keyfalan Yaylası

Gölköy tarafında, adının hakkını veren rahat bir yayla. Ziyaretçi sayısı düşük, otantiklik yüksek. Çevresindeki köylerde hâlâ geleneksel yaylacılık yapılıyor.

Ulaşım: Gölköy’den yaklaşık 25 km. Stabilize ağırlıklı yol. Rakım 1700 metre.

Argın Yaylası

Gürgentepe civarında, ormanla çayırın kesiştiği noktada. Ordu’nun daha az bilinen yaylalarından, ancak yol durumu iyileştiği için son yıllarda ziyaretçisi artıyor.

Ulaşım: Gürgentepe’den yaklaşık 20 km. Rakım 1500 metre.

Artvin Yaylaları

Artvin, Karadeniz yaylacılığının en az bozulmuş kısmı bence. Kafkasya’ya yaklaştıkça manzara da karakter değiştiriyor.

Kafkasör Yaylası

Artvin merkeze sadece birkaç kilometre. Ağustos başındaki Kafkasör Kültür ve Sanat Festivali ile boğa güreşleri bölgenin en bilinen etkinliği. Festival dışında sakin bir orman yaylası.

Ulaşım: Artvin merkezden yaklaşık 8 km. Yol asfalt. Rakım 1300 metre.

Bilbilan Yaylası

Ardanuç ile Şavşat arasındaki geniş platoda. Bilbilan’ın çayırları haziran sonunda tam anlamıyla çiçek denizine dönüşüyor. Temmuzdaki şenliği yörenin en canlılarından.

Ulaşım: Şavşat veya Ardanuç’tan yaklaşık 40 km. Stabilize ağırlıklı. Rakım 2200 metre.

Karagöl Yaylası (Şavşat)

Karagöl Sahara Milli Parkı içindeki göl ve çevresindeki yayla. Gölün etrafındaki ladin ormanı ve su üzerindeki yansımalar, Artvin’in en çok fotoğraflanan karesi. Milli park içinde olduğu için giriş ücreti alınıyor.

Ulaşım: Şavşat’tan yaklaşık 25 km. Yolun son bölümü stabilize. Rakım 1500 metre.

Arsiyan Yaylası

Şavşat’ın yükseklerindeki göller bölgesi. Arsiyan’a çıkarken geçtiğiniz yol, bu rehberdeki en zor yollardan biri ama karşılığında Türkiye’nin en el değmemiş yayla manzaralarından birini alıyorsunuz. Buzul gölleri, yayla evleri ve arka planda Gürcistan sınırı.

Ulaşım: Şavşat’tan yaklaşık 45 km. Kesinlikle 4×4. Yerel rehber almanızı öneririm. Rakım 2400 metre.

Gümüşhane Yaylaları

Kazıkbeli Yaylası

Kürtün’ün yükseklerindeki bu yayla, temmuzdaki güreş ve şenlik geleneğiyle biliniyor. Karadeniz’in iç kesiminde olduğu için sis daha az, gökyüzü daha açık. Yıldız fotoğrafçılığı için bölgedeki en iyi noktalardan.

Ulaşım: Kürtün’den yaklaşık 40 km, Gümüşhane merkezden 90 km. Stabilize ağırlıklı. Rakım 2200 metre.

Güvende Yaylası

Torul çevresindeki sakin yaylalardan. Ormanla çevrili konumu ve az sayıdaki yayla evi ile gerçek anlamda inzivaya çekilmek isteyenlere göre.

Ulaşım: Torul’dan yaklaşık 30 km. Stabilize yol. Rakım 1900 metre.

Taşköprü Yaylası

Kürtün bölgesinde, Kazıkbeli’ne giden yol üzerinde. Adını yaylanın girişindeki eski taş köprüden alıyor. Yayla evleri arasındaki geleneksel mimari korunmuş durumda.

Ulaşım: Kürtün’den yaklaşık 30 km. Rakım 1800 metre.

Samsun Yaylaları

Akdağ Yaylası (Ladik)

Ladik’in üzerindeki Akdağ, hem kayak merkezi hem yaz yaylası. Samsun’a yakınlığı sayesinde günübirlik çıkmak mümkün. Manzara Doğu Karadeniz kadar dramatik değil ama ulaşım kolaylığı avantaj.

Ulaşım: Ladik’ten yaklaşık 20 km, Samsun merkezden 90 km. Yol asfalt. Rakım 1800 metre.

Kunduz Yaylası

Vezirköprü’nün üzerindeki geniş orman yaylası. Kunduz Ormanları içinde yer alıyor ve Karadeniz’in batısındaki en zengin bitki örtülerinden birine sahip. Kamp yapmak için uygun alanlar var.

Ulaşım: Vezirköprü’den yaklaşık 30 km. Yolun bir bölümü stabilize. Rakım 1300 metre.

Batı Karadeniz Yaylaları

Bu bölge hep unutuluyor ama İstanbul ve Ankara’dan çıkacaklar için mesafe avantajı çok büyük.

Uluyayla (Bartın)

Bartın ile Kastamonu sınırında, Ulus’un üzerinde. Geniş çayırları, çevresindeki köknar ormanları ve serin havasıyla Batı Karadeniz’in en bilinen yaylası. Küre Dağları Milli Parkı’na komşu olması ayrı bir artı.

Ulaşım: Ulus’tan yaklaşık 40 km, Bartın merkezden 90 km. Yol asfalt ve stabilize karışık. Rakım 1400 metre.

38. Bozarmut Yaylası (Sinop)

Ayancık’ın üzerindeki bu yayla, Sinop’un dağ yüzünü gösteriyor. Sahil şehri olarak bilinen Sinop’ta böyle bir yaylanın varlığı çoğu ziyaretçiyi şaşırtıyor. Çevresinde şelaleler ve yürüyüş parkurları var.

Ulaşım: Ayancık’tan yaklaşık 35 km. Stabilize ağırlıklı yol. Rakım 1300 metre.

Ilgaz Yaylaları (Kastamonu)

Ilgaz Dağı çevresindeki yaylalar kışın kayak, yazın yürüyüş için kullanılıyor. Milli park statüsü sayesinde doğa korunmuş durumda. Ankara’dan gelenlerin en kolay ulaşabileceği yayla bölgesi.

Ulaşım: Kastamonu merkezden yaklaşık 45 km, Ankara’dan 250 km. Yol tamamen asfalt. Rakım 1800 metre.

Kardüz Yaylası (Düzce)

Yığılca ve Kardüz hattı, İstanbul’dan bir günde gidilip dönülebilecek en yeşil rotalardan biri. Yaylanın manzarası Doğu Karadeniz kadar yüksek dağlı değil ama orman yoğunluğu şaşırtıcı derecede güçlü.

Ulaşım: Düzce merkezden yaklaşık 60 km. Yolun son bölümü stabilize. Rakım 1400 metre.

Yaylada Konaklama: Beklentinizi Doğru Kurun

Yayla konaklaması hakkında en sık karşılaştığım hayal kırıklığı, insanların otel konforu beklemesinden kaynaklanıyor.

  • Yayla evleri ve bungalovlar son yıllarda arttı. Pokut, Gito, Ayder ve Çambaşı çevresinde ahşap bungalov seçenekleri bulmak mümkün. Ancak sıcak su bazen sınırlı, ısıtma soba veya elektrikli, internet çoğunlukla yok.
  • Pansiyonlar genelde ailelerin işlettiği evlerin bir bölümü. Kahvaltı dahil oluyor ve bu kahvaltılar yaylanın en iyi tarafı. Kendi ineklerinin sütünden yapılmış tereyağı, kendi mısırlarından kaçamak, taze minci peyniri. Bunun için ayrı bir gün ayırmaya değer.
  • Kamp birçok yaylada serbest ama önce yörede kime ait olduğunu sorun. Karadeniz’de çayırların hepsinin sahibi var. İzin istediğinizde neredeyse hiç kimse hayır demiyor, hatta çoğu zaman çay içmeye davet ediliyorsunuz.
  • Rezervasyon yaz aylarında şart. Özellikle şenlik haftalarında ve ağustosun ilk yarısında boş yer bulmak çok zor.

Pratik Notlar

  • Giyim: Yaz ortasında bile geceleri sıcaklık 8 dereceye kadar düşebiliyor. Polar ve rüzgârlık şart. Yağmurluk da öyle, çünkü Karadeniz’de yağmur her an başlayabiliyor ve şemsiye rüzgârda işe yaramıyor.
  • Ayakkabı: Çayır çoğu zaman ıslak. Su geçirmez trekking ayakkabısı olmadan yürüyüşe kalkışmayın.
  • Sinek: Temmuz ve ağustosta özellikle akşam saatlerinde sivrisinek ve at sineği ciddi rahatsızlık veriyor. Kovucu götürün.
  • Nakit: Yaylalarda POS cihazı çoğunlukla yok, ATM ise hiç yok. İlçe merkezinde nakit çekin.
  • Yol öncelikleri: Dar yayla yollarında yukarı çıkan araç önceliklidir. Bu yazılı bir kural değil ama bölgede herkes buna uyar. Uymayan tek kişi siz olmayın.
  • Çevre: Yaylalarda çöp toplama hizmeti sınırlı. Getirdiğiniz her şeyi geri götürün. Bu klişe bir cümle gibi duruyor ama Bektaş’ta ve Sis Dağı’nda gördüğüm plastik yığınlarından sonra tekrar yazmayı gerekli buluyorum.

Sık Sorulan Sorular

  • Karadeniz yaylalarına sedan arabayla çıkılır mı? Bir kısmına evet. Ayder, Zigana, Çambaşı, Kümbet, Sultanmurat, Hıdırnebi, Perşembe, Ilgaz ve Kafkasör asfalt yollarla ulaşılabiliyor. Pokut, Sal, Gito, Kavrun, Arsiyan, Demirkapı ve Hazindak için yüksek şasili araç gerekiyor.
  • Kaç gün ayırmak gerekir? Sadece Rize hattı için en az üç gün. Rize ve Trabzon’u birlikte gezmek isterseniz beş gün. Artvin’i de eklerseniz bir hafta. Karadeniz’de kısa mesafeler uzun sürüyor, programınızı buna göre kurun.
  • Hangi yayla en az kalabalık? Hazindak, Lişer, Keyfalan, Arsiyan ve Bozarmut. Bu beşinde yaz ortasında bile sessizlik bulabilirsiniz.
  • Çocuklu aileler için en uygun yayla hangisi? Çambaşı ve Kümbet. Yol kolay, konaklama düzenli, düzlük alanlar geniş.
  • Bulut denizini görme ihtimalim ne kadar? Pokut, Sal ve Gito’da sabah erken saatlerde ihtimal yüksek. Ancak garanti yok. Aynı yaylaya iki gün üst üste çıkmayı planlarsanız şansınız ciddi şekilde artar.
  • Yaylalarda şenlik takvimi nasıl? Çoğu şenlik temmuz ve ağustos aylarında yapılıyor. Kadırga, Kümbet, Hıdırnebi, Bilbilan, Perşembe ve Kafkasör en bilinenleri. Tarihler her yıl değişebildiği için gitmeden önce ilçe belediyesinden teyit almanız iyi olur.

Karadeniz Yaylaları Sizi Bekliyor

Bu rehberi hazırlarken en çok zorlandığım şey sıralama yapmaktı. Çünkü Karadeniz yaylalarında “en güzeli” diye bir şey yok, “o gün havanın açık olduğu” var. Aynı yayla iki farklı günde iki farklı yer olabiliyor.

Şunu söyleyebilirim: Eğer ilk kez gidiyorsanız Çamlıhemşin hattından başlayın. Pokut’ta bir gece kalın, sabah beşte kalkın ve serenderin önündeki tahta basamağa oturun. Bulutlar ayağınızın altından geçerken karşı yamacın yavaş yavaş ortaya çıkışını izleyin. O anı yaşadıktan sonra geri kalan otuz dokuz yaylayı da göreceksiniz, buna ben karar vermiyorum, yol karar veriyor.

Çantanızı hazırlayın, deponuzu doldurun ve yukarı çıkın. Karadeniz’de hep bir yukarısı var.

Marmaris’in deniz kokusunu, Rize’nin yeşile karışan yayla havasını hayatımızın iki güzel durağı gibi görüyoruz. Biz Tuğba ve Oğuzhan; fırsat buldukça yollara düşen, yeni şehirlerin sokaklarında kaybolmayı, tarihi yerlerde geçmişin izini sürmeyi ve doğanın içinde gerçek bir nefes almayı seven iki gezginiz. Gezdiğimiz yerleri sadece anlatmakla kalmıyor, bizzat deneyimlediğimiz halleriyle paylaşmaya çalışıyoruz. Bir müzenin sessiz koridorundan, bir yayla yolunun sisli virajına; sahil kasabalarından tarihi meydanlara kadar gördüğümüz her noktayı kendi gözümüzden, samimi ve anlaşılır bir dille aktarıyoruz. Seyahat bizim için sadece yeni yerler görmek değil, aynı zamanda farklı kültürleri tanımak, yerel hayatı hissetmek ve her rotadan küçük bir hikâyeyle dönmek demek. Gezimaris’te yazdığımız içeriklerde amacımız, okuyuculara klasik bilgilerden fazlasını sunmak. Gittiğimiz yerlerde neye dikkat edilmeli, nereler gerçekten görülmeye değer, hangi rotalar daha keyifli ilerler gibi sorulara kendi tecrübelerimizle cevap vermeye çalışıyoruz. Marmaris’in sıcak kıyılarından Rize’nin serin yaylalarına uzanan yaşamımız, bize hem deniz hem de doğa odaklı seyahatleri yakından gözlemleme fırsatı veriyor. Kısacası biz, yola çıkmayı seven; gezdiği yerleri not eden, fotoğraflayan, hisseden ve bu deneyimleri samimiyetle paylaşan bir çiftiz. Her yazımızda okuru biraz daha yola yaklaştırmak, merak uyandırmak ve gerçekten işe yarayan gezi notları bırakmak istiyoruz.
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.