Gezilecek Yerler

“Gezimaris’in gezilecek yerler rehberinde Afrika’dan Asya’ya, Türkiye’den Amerika’ya en güzel şehirleri ve görülmesi gereken noktaları keşfedin.”

Beşiktaş benim İstanbul’da “şehri yeniden hatırlama” rotam. İş için valiz hazırlamaya alışmış biri olarak şunu net söyleyebilirim: Kısa zamanı iyi kullanmayı Beşiktaş’ta öğreniyorsunuz. Bir sabah Dolmabahçe’de saray gezer, öğlen Çarşı’da döner ya da esnaf lokantasında hızlıca yemek yer, akşam Ortaköy’de Boğaz’a karşı yürüyebilirsiniz. İlk kez gelecek biri için Beşiktaş’a 1...
24.07.2026
0
36
Boğaz’ın kıyısında tramvaydan inip Beşiktaş yönüne yürürken Dolmabahçe’nin kapısı bir anda karşınıza çıkıyor; içeride en çok akılda kalan şey de dış cephenin büyüklüğü değil, salonların içinde yürürken zamanın yavaşlaması. Özellikle Muayede Salonu’na girince insan ister istemez başını yukarı kaldırıyor ve sarayın neden hızlı gezilecek bir yer olmadığını orada anlıyor. Bu...
24.07.2026
0
42
Miami’yi İstanbul’dan uzun bir uçuşla gidilen klasik bir Amerika şehri gibi değil, tropik iklimi, Latin ruhu, plaj hayatı, sanat mahalleleri ve pahalı ama iyi planlanınca çok keyifli rotaları olan ayrı bir dünya gibi düşünürüm. İlk kez gidecek biri için 3 gün Miami’nin ana duygusunu almak adına yeterli; 4 veya 5...
24.07.2026
0
37
Şanghay’a ilk kez gidecek olsam planı tek bir cümleyle kurarım: gündüz eski şehir ve Fransız İmtiyaz Bölgesi, akşam ise The Bund ve Pudong ışıkları. Moskova’da yaşayan biri olarak büyük şehir temposuna alışığım; ama Şanghay’ın ritmi başka türlü çalışıyor. Metro inanılmaz pratik, sokak yemeği ciddi anlamda güçlü, gökdelen manzaraları pahalı ama...
24.07.2026
0
30
Dublin’i ilk kez gezeceksem rotamı iki şeyin üzerine kurarım: merkezi yürüyerek keşfetmek ve pahalı girişler arasına ücretsiz müzeler, parklar ve mahalle yürüyüşleri serpiştirmek. Şehir merkezi kompakt; Trinity College’dan Temple Bar’a, oradan Dublin Castle çevresine ve St Stephen’s Green’e yürümek kolay. Buna karşılık konaklama, yemek ve bira fiyatları Avrupa’nın birçok şehrinden...
23.07.2026
0
28
Marmaris’i karadan tanıyanlar aslında yarısını görmüş sayılır. Bu kıyının asıl güzelliği, virajlı orman yollarının ardında ya da hiç yol gitmeyen, yalnızca denizden ulaşılan koylarda saklı. Yıllardır bu sularda tekneyle dolaşırım ve şunu öğrendim: Marmaris’in en berrak denizi, en tenha kumsalı ve en huzurlu demir atma noktası, kalabalık halk plajlarında değil,...
23.07.2026
0
48
İstanbul’dan Melbourne’a plan yaparken ilk düşündüğüm şey şehrin uzaklığı değil, oraya varınca ritmi nasıl yakalayacağımdır. Melbourne, ilk kez giden birine 3 günde iyi bir özet verir; 4 veya 5 gün ayırınca kahve, sanat, pazar, sahil ve banliyö atmosferi daha rahat oturur. Ben kısa seyahatte CBD, Southbank veya Carlton tarafında kalmayı...
23.07.2026
0
36
Las Vegas’a ilk kez gidecek olsam planı kumarhane isimlerinden değil, oteli hangi bölgede tutacağımdan başlatırım. Çünkü bu şehirde doğru yerde kalırsam gün içinde Bellagio çeşmeleri, Caesars Palace, The LINQ, Sphere, Venetian ve akşam Fremont Street gibi ana durakları gereksiz taksi masrafına girmeden birbirine bağlayabilirim. İstanbul’dan iş seyahatine alışkın biri olarak...
22.07.2026
0
43
Orlando planı yaparken ilk öğrendiğim şey şu oldu: Bu şehirde “merkezde kalayım, her yere yürürüm” mantığı pek çalışmıyor. Orlando, tema parkları, göl kenarı mahalleleri, alışveriş merkezleri, restoran bölgeleri ve günübirlik kaçamaklarıyla geniş alana yayılıyor. İlk kez gidecek biri için 4-5 gün çok daha rahat; yalnızca Disney veya Universal odaklı kısa...
22.07.2026
0
30
Taipei’ye giderken valize en çok rahat ayakkabı, yağmura dayanıklı ince bir katman ve gece pazarı iştahı koymak gerekiyor. İstanbul’dan uzun uçuşlara alışkın biri olarak Taipei’yi benim gözümde cazip yapan şey, büyük Asya şehirlerinin enerjisini yormayan bir düzenle sunması. Metro temiz, yemek güçlü, gece pazarları canlı, tapınaklar gündelik hayatın içinde ve...
21.07.2026
0
40
Napoli’ye ilk kez gidenlerin çoğu, hediye alışverişini gözünde büyütür. Oysa bu şehirde cüzdanı yormadan, üstelik “turist tuzağı” hissi vermeyen otantik hediyeler bulmak sandığınızdan kolay. Ben de aynı önyargıyla gitmiştim. Via Toledo’nun kalabalığında birkaç saat dolaştıktan sonra fark ettim ki Napoli’nin en güzel hediyeleri, camekanı ışıl ışıl mağazalarda değil, dar sokakların...
21.07.2026
0
148
Milano’ya moda ve alışveriş için gelenler şehrin mutfağını genelde Duomo çevresindeki menü fotoğraflı restoranlardan tanıyıp hayal kırıklığıyla dönüyor ve bu büyük bir haksızlık. Çünkü Milano’nun asıl sofrası vitrinlerin arkasında, trattoria denen aile lokantalarında kurulur. Trattoria, İtalyan yeme içme hiyerarşisinde ristorante’nin şatafatı ile osteria’nın sadeliği arasında duran, kağıt örtülü masasında ev...
20.07.2026
0
59
İstanbul’dan Tokyo’ya uçtuğumda ilk öğrendiğim şey şu oldu: Bu şehirde iyi rota kurarsan kalabalık bile gözünü korkutmuyor. Tokyo devasa; ama Asakusa, Ueno, Shibuya, Shinjuku, Ginza ve Roppongi gibi bölgeleri doğru sıraya koyunca 3 gün içinde hem klasik Tokyo’yu hem de neonlu, hızlı, modern Tokyo’yu doyurucu biçimde gezebiliyorsun. İlk kez giden...
20.07.2026
0
51
Kuala Lumpur’a İstanbul’dan gidince ilk fark ettiğim şey şu oluyor: şehir büyük, nemli, çok katmanlı ama doğru bölgede kalırsanız sandığınızdan daha kolay geziliyor. İlk kez giden biri için 2 tam gün iyi bir başlangıç; 3 gün ayırırsanız hem Petronas-KLCC tarafını hem Chinatown-Merdeka Meydanı hattını hem de Batu Caves’i acele etmeden...
20.07.2026
0
58
Ankara’nın yemek konusunda haksızlığa uğradığını düşünürüm. İstanbul’un gölgesinde memur şehri, kebapçı şehri diye geçiştirilir ama başkentte yaşayan herkesin bildiği bir gerçek var: Bu şehrin lokanta kültürü Türkiye’nin en oturmuşlarından biridir. Sebebi de tarihinde saklı; Cumhuriyet’le birlikte Anadolu’nun dört bir yanından gelen ustalar tezgahlarını buraya kurdu ve müşterisi hep aynı kaldı:...
18.07.2026
0
104
Sorgun’a yolu düşenlerin çoğu ya kaplıcaya gelir ya da Ankara Sivas karayolunda mola verir ve iki grubun da aklındaki soru aynıdır: Burada nerede yemek yenir? Baştan dürüst olayım, Sorgun bir gastronomi turizmi ilçesi değil; İstanbul veya sahil kasabası ölçeğinde bir mekan bolluğu beklemeyin. Ama bu, iyi yemek yenmeyeceği anlamına gelmiyor,...
17.07.2026
0
73
Marmaris’te yaşayınca Aydın’a bakışım biraz farklı oluyor: Ben bu şehri yalnızca “yol üstü mola” gibi görmüyorum; sahili, antik kentleri, merkezdeki Ege gündeliği ve Ortaklar’daki çöp şiş molasıyla ayrı ayrı planlıyorum. İlk kez gidecek biri için Aydın’a 2 gün ayırmak gayet mantıklı. Sahil istiyorsam Kuşadası veya Didim’de kalırım; tarih ağırlıklı gezeceksem...
16.07.2026
0
58
Paris’te bistro kelimesi bir restoran tipinden fazlasını anlatır; bir yaşam biçimidir. Kırmızı beyaz kareli örtüler, dip dibe masalar, kara tahtaya tebeşirle yazılmış günün menüsü ve mutfaktan gelen tereyağı kokusu. Yıllar içinde Paris’e her gidişimde listeme bir iki yeni bistro ekledim, bir o kadarını da eledim çünkü şehirde bistro görünümlü turist...
16.07.2026
0
88