Asya Gezisi
Asya Gezisi kategorisinde, Asya kıtasının zengin kültürel mirasını, etkileyici doğal manzaralarını ve renkli şehirlerini keşfetmek için ihtiyaç duyduğunuz seyahat rehberlerini bulabilirsiniz. Uzak Doğu’nun mistik tapınaklarından Güneydoğu Asya’nın egzotik plajlarına, Orta Asya’nın bozkırlarından Hindistan’ın hareketli sokaklarına kadar Asya’nın her köşesini keşfetmek için en iyi seyahat önerilerini ve rota planlarını burada bulacaksınız. Hayalinizdeki Asya gezisini planlamak için gereken tüm bilgiler bu kategoride sizi bekliyor.
Kaliningrad, gün batımından sonra bambaşka bir ritme bürünen, bar kültürüyle kulüp enerjisini aynı şehirde buluşturan bir destinasyon. Burada geceyi ister sakin bir kokteyl sohbetiyle başlatabilir, ister müziğin yükseldiği saatlerde dans pistine geçerek temposunu artırabilirsiniz. Seçeneklerin çeşitliliği, her zevke uygun bir rota kurmayı kolaylaştırır: eğlence kompleksleri, canlı müzikli mekânlar ve daha...
Kaliningrad’a giderken valize yalnızca rahat ayakkabı değil, biraz da sabır koymak gerekir; çünkü burası klasik bir “Rusya şehir kaçamağı” değil, Baltık kıyısında Rusça konuşan, Alman mimarisiyle göz kırpan, rüzgârı sert ama karakteri çok güçlü bir şehir. Ben bu rotayı en az 2 tam gün olarak planlarım; ilk gün Kant Adası,...
Kaliningrad’a ilk kez gelenlerin çoğu aynı yerde durur. Pregolya Nehri’nin ortasında kalan Kant Adası’nda yürüyüş yavaşlar. Çünkü karşıda, tuğla duvarlarıyla ağırbaşlı bir siluet yükselir. Königsberg Katedrali, şehrin hafızasını tek başına taşır gibidir. Dışarıdan bakınca gotik çizgiler hemen kendini belli eder. İçeri girince sesler kısılır, adımlar yankı yapar. Burada zamanın akışı...
Kuri Kıyısı Milli Parkı, haritada ince bir çizgi gibi durur. Ama içine girince bambaşka bir dünya açılır. Bir yanda Baltık Denizi köpürür, öte yanda lagün sakin kalır. Kumullar rüzgârla şekil değiştirir, her gün farklı görünür. Çam kokusu, tuzlu hava ile karışır ve ferahlatır. Yol boyunca bazen sis iner, manzara bir...
Kaliningrad’da nehir kıyısında yürümek bambaşka bir keyif. Pregolya Nehri, şehrin tarihini sessizce taşır. Balıkçı Köyü bu kıyıda yeniden doğmuş bir semt. Renkli cepheler, taş köprüler ve kuleler hemen dikkat çeker. Bir yanda eski Königsberg’in izleri, öte yanda modern kafe kokusu. Akşam ışıkları suya düşünce fotoğraf makinesi elden düşmez. Sabah saatlerinde...
Dalaman’da gezilecek yerler, yalnızca deniz ve sahil rotalarından ibaret değildir; bu özel ilçe, Göcek koylarından antik kentlere, sakin vadilerden rafting parkurlarına kadar oldukça zengin bir gezi çeşitliliği sunar. Muğla’nın doğayla iç içe kalan bu huzurlu köşesinde Sarsala Koyu, Bedri Rahmi Koyu, Hamam Koyu ve Göbün Koyu gibi mavi yolculuk durakları...
Muğla ili sınırları içinde toplu ulaşımın bel kemiğini oluşturan MUTTAŞ (Muğla Kent Hizmetleri A.Ş.), 1991 yılından bu yana kesintisiz hizmet veriyor. Bodrum’dan Fethiye’ye, Marmaris’ten Menteşe’ye kadar 13 ilçeyi kapsayan 230’u aşkın hat üzerinde her gün binlerce yolcu taşıyan MUTTAŞ, Dalaman ve Milas-Bodrum havalimanlarına da düzenli servisler düzenliyor. Bu yazıda en...
Bodrum, yaz sezonunda yalnızca denizi, koyları ve tarihi dokusuyla değil, akşam saatlerinden sonra başlayan canlı atmosferiyle de dikkat çeken tatil merkezlerinden biridir. Gündüzleri plajlarda geçen keyifli saatler, gün batımıyla birlikte sahil barlarına, canlı müzik mekanlarına, kokteyl barlara ve hareketli kulüplere taşınır. Bodrum gece hayatı, sakin bir akşam geçirmek isteyenlerden sabaha...
St Petersburg’te bazı binalar, kapısından içeri girince fısıldar. Şeremetevskiy Sarayı da böyle bir yer. Fontanka kıyısındaki bu saray, şehrin eski soylu hafızasıdır. Dışarıda suyun serinliği, içeride müziğin izi var. Merdivenlerden yükselirken, ayak sesiniz bile yankı yapar. Salonlarda bir dönem balolar düzenlenmiş, konuklar sabaha kadar dans etmiş. Bugün ise aynı odalarda...
Peterhof’a ilk kez giden çoğu kişi, büyük şelaleye koşar. Benim aklım ise hep daha sakin köşelere kayar. Marly Sarayı tam da böyle bir yer. Gürültülü kalabalıktan birkaç adım uzakta durur. Dışarıdan bakınca küçük, hatta mütevazı görünür. Ama yaklaşınca ince bir zarafet hissedersiniz. Göl aynası gibi su, sarayı iki kat güzelleştirir....
Neva Nehri Kıyıları, Saint Petersburg’un kalbinde uzanan bir yürüyüş sahnesi. Şehir burada nefes alır, suyun ritmiyle yavaşlar. Gündüzleri granit setlere vuran ışık göz alır. Akşamları köprüler aydınlanır, su yüzeyi ipek gibi olur. Bir bank bulursunuz, oturup uzun süre bakarsınız. Yanınızdan bisikletliler geçer, turistler durup fotoğraf çeker. Bazen bir tekne süzülür,...
Neva Nehri’nin rüzgârı burada daha serin eser. Vasilievsky Adası’nın ucu, şehre bir sahne kurar. Adı da bu yüzden Strelka’dır, yani “ok ucu”. Sular iki yana ayrılırken manzara birden genişler. Karşıda Kış Sarayı çizgisi, sisle bile kendini belli eder. Bir adım atarsınız, Petersburg kartpostala dönüşür. Tam bu noktada küçük ama anlamlı...
Manavgat’ta gece hayatı denince akla tek bir tarz gelmiyor; sahil havası, canlı müzik, pub kültürü ve “geceye uzun uzun yayılan” mekânlar aynı bölgede bir arada. Özellikle Side çevresi, listelerde öne çıkan noktaların toplandığı yer gibi; kısa mesafede farklı konseptler deneyebiliyorsunuz. Bir akşamı sakin sohbetle başlatıp ilerleyen saatlerde müziği yükseltmek de...
Manavgat’ı ben yalnızca “şelaleye gidip dönülen” bir Antalya durağı gibi değil; Side’nin antik atmosferi, nehir kıyısı, kanyonları, pazarları ve geniş sahil bandıyla birkaç güne yayılan rahat bir Akdeniz rotası olarak planlarım. İlk kez gidenler için 2 gün yeterli, deniz tatiliyle birleştirilecekse 3-4 gün çok daha keyifli olur. Ben konaklamada Side,...
Marmaris’te yaşayınca insan Akdeniz kasabalarına karşı biraz seçici oluyor. Ama Side’ye her gidişimde aynı şeyi hissediyorum: burası sadece deniz tatili yapılacak bir yer değil, antik taşların arasından yürüyüp akşam aynı gün batımını limanda izleyebileceğiniz çok özel bir Akdeniz durağı. Donetsk’in sert kışlarından, St. Petersburg’un uzun yürüyüşlerinden ve Moskova’nın büyük şehir...
Alanya’nın sahil hattında gezdikten sonra iç kesimlere doğru sapınca bambaşka bir dünya açılır. Deniz kokusu azalır, yerini çam ve toprak kokusu alır. Yol bazen daralır, virajlar artar, manzara genişler. Köylerin içinden geçerken hayatın ritmi yavaşlar. Bir bakkal önü sohbeti, bir çeşme başı telaşı görürsünüz. İşte Mahmutseydi Camii tam bu sakinliğin...
Alanya denince akla önce deniz geliyor, biliyorum. Ama ben en çok sessiz köşeleri seviyorum. Sitti Zeynep Türbesi de böyle bir durak. Kapısından içeri girince tempo birden düşüyor. Etraftaki sesler sanki geride kalıyor. Bu tür yerlerde insan ister istemez yavaşlıyor. Bir dilek, bir dua, bir nefes gibi. Alanya’nın hareketli yüzüne kısa...
Alanya’ya ilk kez çıkan herkes aynı yerde durup nefes alır. Kale yokuşu, deniz kokusu, rüzgârın sesi birleşir. Sonra gözünüz, surların içindeki sakin bir köşeye kayar. İşte Süleymaniye Camii tam burada karşınıza çıkar. Gürültü bir anda geride kalır, adımlarınız yavaşlar. Avlusuna yaklaşırken taşların serinliğini hissedersiniz. Etrafta kediler dolaşır, gölgeler uzar, zaman...