Amasya’da Gezilecek Yerler: Şehzadeler Şehrinde Görülmesi Gereken Yerler
Gaziantep’te yaşayıp fırsat buldukça Türkiye’nin farklı şehirlerine giden biri olarak Amasya’yı uzun zamandır merak ediyordum. Fotoğraflarda gördüğüm Yeşilırmak, nehir kıyısındaki eski konaklar ve hemen arkalarında yükselen kaya mezarları şehri diğer Anadolu kentlerinden ayırıyordu. Amasya’ya vardığımda fotoğrafların şehre pek de haksızlık etmediğini gördüm. Hatta özellikle akşam saatlerinde karşılaştığım manzara, beklediğimden daha etkileyiciydi.
Gaziantep’in hareketli, geniş ve gastronomi ağırlıklı şehir deneyiminden sonra Amasya bana daha sakin, daha kompakt ve yürüyerek keşfetmesi daha kolay bir şehir gibi geldi. Burada bir noktadan diğerine geçerken çoğu zaman araca ihtiyaç duymuyorsunuz. Yeşilırmak’ın kenarından yürürken birkaç dakika içinde tarihi bir camiye, eski bir konağa veya müzeye denk gelmek mümkün.
Amasya’yı hızlıca görmek için bir gün yetebilir ama benim tavsiyem en az iki gün ayırmanız. Özellikle Boraboy Gölü’nü de programa ekleyecekseniz ikinci gün büyük rahatlık sağlıyor.
Amasya’da Gezilecek Tarihi Yerler
Amasya Kalesi
Amasya’yı yukarıdan görmek istiyorsanız benim ilk önerim Amasya Kalesi. Harşena Dağı’nın zirvesindeki kale şehir merkezinden bakıldığında bile oldukça heybetli görünüyor. Yukarı çıktığımda ise asıl etkileyici tarafının surlardan çok manzara olduğunu düşündüm.
Yeşilırmak vadisi, Yalıboyu Evleri ve şehir merkezi buradan neredeyse tek kareye sığıyor. Çıkışta merdivenler ve eğimli bölümler olduğu için sıcak havada zorlayabiliyor. Ben olsam yaz aylarında öğle saatlerini kesinlikle tercih etmem. Sabah erken saatler veya gün batımına yaklaşan zaman dilimi çok daha keyifli.
Rahat tabanlı bir ayakkabı burada gerçekten fark yaratıyor. Şehir merkezindeki düz yürüyüşlere aldanıp kaleye günlük ince tabanlı ayakkabıyla çıkmak pek iyi fikir değil. Kaynak içerikte de kaleye ulaşımda taş ve metal merdivenlerin bulunduğu özellikle belirtiliyor.

Kral Kaya Mezarları
Amasya denildiğinde benim zihnimde ilk canlanan yer Kral Kaya Mezarları oldu. Harşena Dağı’nın kayalık yüzeyine oyulmuş bu mezarlar Pontus döneminden kalıyor ve şehrin siluetini belirleyen en önemli yapılardan biri.
Mezarlara yaklaştıkça şehirden bakarken tahmin ettiğimden daha büyük olduklarını fark ettim. Fakat buradaki deneyimin önemli bir kısmı merdiven çıkmak. Sadece fotoğraf çekmek isteyen biriyseniz karşı kıyıdan gördüğünüz manzara bile oldukça tatmin edici.
2026 yazında giriş için karşıma çıkan rakamlar kişi başı yaklaşık 150-200 TL bandındaydı. Ücret dönem içinde değişebildiği için bunu kesin tarife olarak değil, gezi bütçesi hazırlarken kullanılabilecek güncel bir fikir olarak düşünmek daha doğru. Haziran 2026 ziyaretlerinde de benzer rakamlar aktarılmış.
Yalıboyu Evleri
Amasya’da en fazla zaman geçirdiğim bölge Yeşilırmak kıyısındaki Yalıboyu Evleri oldu. Beyaz cepheli, ahşap çıkmalı ve kırmızı kiremit çatılı evler nehrin kıyısında peş peşe uzanıyor.
Burası sadece birkaç fotoğraf çekip geçilecek bir nokta değil. Ben özellikle akşam saatlerinde yürümeyi sevdim. Hava karardığında evlerin ve kaya mezarlarının aydınlatmaları Yeşilırmak’a yansıyor. Amasya’nın o çok kullanılan kartpostal görüntüsünün gerçekte de karşılığı var. Yalıboyu’ndaki yapıların önemli bölümü günümüzde konaklama veya turizm amacıyla kullanılıyor.
Amasya’da bir gece kalacaksanız imkanınız varsa nehir tarafındaki tarihi konaklardan birini tercih etmek şehri deneyimleme biçimini ciddi şekilde değiştiriyor.

Kumacık Hamamı
Şehirde Osmanlı hamam kültürünü görmek isteyenler için Kumacık Hamamı farklı bir durak. 16. yüzyıla uzanan geçmişi olan yapı, klasik hamam mimarisinin özelliklerini taşıyor.
Ben Amasya’daki tarihi yapıları arka arkaya gezdikten sonra burayı listenin ortalarına koymayı daha mantıklı buldum. Kale ve kaya mezarları gibi fiziksel olarak yorucu noktaların ardından hamam deneyimi günün temposunu düşürmek için iyi geliyor. Kaynak içerikte de Kumacık Hamamı Amasya’nın eski hamamlarından biri olarak öne çıkarılıyor.

Ferhat Su Kanalı
Ferhat ile Şirin hikayesini çocukluğundan beri bilen biri için Amasya’daki Ferhat Su Kanalı ister istemez merak uyandırıyor. Buraya geldiğimde efsane bir yana, asıl dikkatimi çeken şey antik dönem mühendisliği oldu.
Kayalara açılan su kanalı, Amasya’nın eski dönemlerdeki su ihtiyacını karşılayan sistemin parçalarından biri. Kanalın tamamında uzun bir yürüyüş yapmayı beklemeyin. Görülebilen ve yürünebilen bölümler sınırlı.
Ben burayı tek başına uzun bir gezi noktası olarak değil, Ferhat ile Şirin temalı bölgeyle birlikte yarım saatlik bir durak şeklinde değerlendirmeyi daha doğru buldum. Kaynak sayfa da iki noktanın birlikte gezilmesini öneriyor.

II. Bayezid Camii ve Külliyesi
Amasya’da en fazla etkilendiğim Osmanlı yapılarından biri II. Bayezid Külliyesi oldu. Yeşilırmak’ın kıyısındaki konumu sayesinde zaten şehir yürüyüşünün doğal olarak içinden geçiyorsunuz.
Külliyenin 15. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş olması, yapıya bakarken Amasya’nın Osmanlı dönemindeki önemini daha iyi hissettiriyor. Avluya girdiğimde şehrin dışarıdaki hareketi bir anda azalıyor. Cami, medrese ve külliye düzeni birlikte görüldüğünde yapı çok daha anlamlı hale geliyor.
Buraya giriş için ücret ödemedim. İbadet devam ettiği için özellikle namaz saatlerinde gezi amaçlı ziyaret ederken daha dikkatli davranmak gerekiyor.

Bayezid Paşa Camii
Yeşilırmak kıyısında gezerken uğradığım yapılardan biri de Bayezid Paşa Camii oldu. 15. yüzyılın başlarına tarihlenen cami, Amasya’nın büyük ve gösterişli yapılardan ibaret olmadığını gösteriyor.
Ben özellikle nehir kenarındaki konumunu sevdim. Cami ziyaretini ayrı bir program haline getirmeye gerek yok. Yalıboyu ve Yeşilırmak yürüyüşünün içine rahatlıkla eklenebilir.

Mehmet Paşa Camii
Şehir merkezinde kolay ulaşılabilen Mehmet Paşa Camii’nde benim en fazla dikkatimi çeken bölüm mermer minber oldu. Dışarıdan daha sade algıladığım yapının içine girince taş, mermer ve ahşap işçiliği çok daha belirgin hale geliyor.
Amasya’da mimari detaylarla ilgileniyorsanız birkaç dakikalık hızlı ziyaret yerine içeride biraz zaman geçirmenizi öneririm.

Gök Medrese
Amasya çoğunlukla Osmanlı şehri kimliğiyle anlatılıyor fakat şehirde Selçuklu izleri de oldukça güçlü. Gök Medrese bu açıdan benim özellikle görmek istediğim yerlerden biriydi.
Taç kapıdaki süslemelere yakından bakınca yapının detayları çok daha iyi fark ediliyor. Amasya’da cami ve konak ağırlıklı bir rota yaptıysanız Gök Medrese biraz farklı bir mimari dönem görmenizi sağlıyor.

Gümüşlü Camii
Gümüşlü Camii, Amasya’nın büyük yapılarının gölgesinde kalabilecek daha küçük duraklardan biri. Ben şehir merkezinde yürürken yolumu özellikle birkaç dakika uzatıp uğradım.
Kısa süreli bir ziyaret yeterli. Özellikle Osmanlı dini mimarisine merakınız varsa rotaya eklenebilir.

Yörgüç Paşa Camii
Yörgüç Paşa Camii erken Osmanlı mimarisinin Amasya’daki dikkat çekici örneklerinden. 15. yüzyılda yaptırılan yapı bugün de ibadete açık.
Ben burada gösterişten çok taş işçiliğini ve yapının sakin atmosferini sevdim. Amasya’da tarihi camileri gezmek isteyenler için II. Bayezid Külliyesi’nden sonra değerlendirebileceğim yapılardan biri.

Büyükağa Medresesi
Büyükağa Medresesi’ne girdiğimde en hoşuma giden bölüm avlu oldu. Amasya’nın merkezi çok kalabalık bir şehir sayılmaz ama yine de bu tür avlulu yapılara girince dışarıdaki şehir sesinden hemen uzaklaşıyorsunuz.
Osmanlı eğitim mimarisini görmek açısından rotaya eklenebilecek sakin ve fazla zaman istemeyen duraklardan biri.

Amasya’da Gezilecek Müzeler
Amasya Müzesi
Amasya’da tek bir müzeye zaman ayırabilecek olsam tercihimi Amasya Müzesi’nden yana kullanırım. Şehrin tarihini kronolojik olarak anlamak açısından en doyurucu yer burası oldu.
Hitit, Frig, Roma, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemleri dahil olmak üzere farklı medeniyetlere ait eserler bulunuyor. Benim en fazla aklımda kalan bölüm ise İlhanlı dönemine ait mumyaların bulunduğu salondu. Elmalı Taban Mozaiği de müzede özellikle görülmesi gereken eserlerden. Bakanlığın güncel bilgisinde müze her gün açık görünüyor fakat 12.00-13.00 arasında ziyaretçi kabul edilmiyor.
2026’da MüzeKart için ödediğim tutarı düşününce burada tek tek bilet hesabı yapmakla uğraşmadım. T.C. vatandaşları için yıllık MüzeKart 200 TL ve Amasya Müzesi’nde geçerli. Yabancı ziyaretçiler için müzenin güncel giriş bedeli 3 euro.

Hazeranlar Konağı
Yalıboyu Evleri’nin arasında bulunan Hazeranlar Konağı, Amasya sivil mimarisini yakından görmek için önemli yapılardan biri. Konağın odaları ve geleneksel ev düzeni normal şartlarda Amasya’nın geçmişteki gündelik yaşamını anlamak açısından çok değerli.
Ancak 2026 yazında buraya giderken önemli bir ayrıntı var: Hazeranlar Konağı şu anda ziyarete kapalı. Ben bu nedenle gezi programımı konağın içine girecek şekilde planlamazdım. Yalıboyu yürüyüşünde dışarıdan görmek mümkün fakat açılış tarihi netleşmeden özel olarak zaman ayırmak gereksiz olabilir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın güncel müze kaydında da tesis “kapalı” olarak işaretlenmiş durumda.

Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi
Amasya’daki en farklı müze deneyimlerinden biri benim için Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi oldu.
Müze, tarihi Bimarhane yapısında bulunuyor. İçeride eski cerrahi aletler, tedavi yöntemleri ve dönem hekimliğiyle ilgili canlandırmalar var. Yapının kendisi bile başlı başına görülmeye değer. Burası geçmişte yalnızca tedavi yapılan bir yer değil, aynı zamanda tıp eğitiminin sürdürüldüğü önemli merkezlerden biri olmuş.
Tıp tarihine özel bir ilginiz olmasa bile yaklaşık 45 dakika ayırmaya değer.

Minyatür Amasya Müzesi
Şehir gezisine başlamadan önce uğramanın mantıklı olduğu yerlerden biri Minyatür Amasya Müzesi. Amasya’nın önemli yapılarını küçük ölçekte bir arada görmek, sonrasında şehirde yürürken hangi yapının nerede olduğunu anlamayı kolaylaştırıyor.
Ben özellikle gündüzden geceye geçen ışıklandırma bölümünü sevdim. Büyük bir müze değil fakat sunumu eğlenceli. 2026 yazında yaklaşık 50 TL civarında bir giriş ücretiyle karşılaşmak mümkündü ve MüzeKart geçmiyordu.

Şehzadeler Müzesi
Amasya’nın neden “Şehzadeler Şehri” olarak anıldığını anlamak için Şehzadeler Müzesi’ne uğramak gerekiyor.
İki katlı ahşap yapının içinde Amasya’da sancak beyliği yapmış şehzadeler ve daha sonra Osmanlı tahtına çıkan padişahlar balmumu heykellerle anlatılıyor. Ben özellikle Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Şehzade Mustafa gibi isimlerin Amasya bağlantısını aynı mekanda görünce şehrin Osmanlı tarihindeki yerini daha iyi kavradım.
2026 Ağustos sonundaki güncel seviyede giriş için yaklaşık 50 TL ayırmak yeterliydi. Burada MüzeKart geçmiyor.

Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi
Ferhat ile Şirin hikayesini tematik odalar ve canlandırmalar üzerinden anlatan müze, Ferhat Su Kanalı ile aynı gezi içinde değerlendirilebilir.
Ben bu noktayı gezi programına koyarken çalışma saatlerini önceden teyit etmeyi özellikle öneriyorum. 2026 yazında açık görünmesine rağmen kapısını kapalı bulan ziyaretçiler olmuş. Bu nedenle merkezin dışına yalnızca müze için gitmek yerine su kanalıyla birlikte düşünmek daha mantıklı.

Saraydüzü Kışla Binası
Amasya’nın Osmanlı tarihinin yanında Cumhuriyet tarihindeki önemini de görmek istiyorsanız Saraydüzü Kışla Binası’na uğramanızı öneririm.
Mustafa Kemal Paşa’nın 1919 yılında Amasya’ya geliş süreci ve Amasya Tamimi burada anlatılıyor. Günümüzde binanın İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılan bölümleri bulunuyor, en üst katta ise Milli Mücadele Salonu yer alıyor. Döneme ilişkin belgeler ve balmumu canlandırmalar sayesinde kısa ama anlamlı bir ziyaret oluyor.

Amasya’da Gezilecek Doğal Yerler
Boraboy Gölü Tabiat Parkı
Amasya merkezden çıkıp doğaya karışmak istediğimde rotamı Boraboy Gölü’ne çevirdim. Taşova tarafındaki göl şehir merkezinin tarihi atmosferinden tamamen farklı bir gün sunuyor.
Ormanlarla çevrili gölün etrafında yürüyüş yapabilir, piknik yapabilir veya daha uzun kalmak isterseniz kamp ve konaklama seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Ben burayı Amasya gezisinin ikinci gününe koymanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Merkezle aynı güne sıkıştırıldığında gezi gereksiz şekilde hızlanıyor. Kaynak içerik de Boraboy’u merkez dışındaki temel doğa durağı olarak öne çıkarıyor.
2026 yazında otomobille giriş için yaklaşık 190-195 TL ödemeyi göze almak gerekiyordu. Çadır kampı yaklaşık 500 TL, göldeki deniz bisikleti ise 400 TL civarındaydı. Ben bu tarz tabiat parklarında sadece giriş ücretini değil, içeride yapacağım aktiviteleri de baştan hesaba katmayı tercih ediyorum.
Bir başka pratik ayrıntı da ödeme konusu. 2026 Temmuz itibarıyla Boraboy’daki büfe, restoran, konaklama ve deniz bisikleti hizmetlerinde kredi kartıyla ödeme sistemine geçilmiş durumda.

Şehzadeler Gezi Yolu
Amasya’da ücretsiz yapabileceğiniz en güzel şeylerden biri Yeşilırmak boyunca yürümek.
İstasyon Köprüsü ile Hükümet Köprüsü arasındaki bölüm, benim şehirde en sevdiğim yürüyüş güzergahlarından biri oldu. Bir tarafta nehir, karşıda Yalıboyu Evleri, yukarıda ise kaya mezarları görünüyor.
Ben özellikle gün batımından yarım saat önce başlayıp hava kararana kadar yürümeyi tercih ederim. Böylece Amasya’nın hem gündüzünü hem de gece aydınlatmasını aynı yürüyüşte görebiliyorsunuz.

Pirler Parkı
Yoğun bir tarih gezisinin ortasında kısa süre oturmak istediğimde Pirler Parkı gibi şehir içindeki yeşil alanlar iyi geliyor.
Özel olarak uzaklardan gelinip görülmesi gereken bir turistik yer olduğunu söylemem fakat merkezin içinde yürüyorsanız mola vermek için gayet kullanışlı. Çocuklu aileler için de rahat bir dinlenme noktası.

Amasya’da 1 Günde Nereler Gezilir?
Amasya’ya yalnızca bir gün ayırdıysam sabah erken saatte Amasya Kalesi ile başlarım. Ardından Kral Kaya Mezarları’na iner, Yalıboyu Evleri boyunca yürür ve Şehzadeler Müzesi’ne uğrarım. Öğleden sonra II. Bayezid Külliyesi ile Amasya Müzesi’ni gezerim. Akşamı ise mutlaka yeniden Yeşilırmak kıyısına bırakırım.
Şehrin asıl güzelliği hava karardıktan sonra ortaya çıkıyor. Kaya mezarları, konaklar ve nehir aynı anda aydınlandığında gündüz gördüğünüz Amasya’dan biraz daha farklı bir şehirle karşılaşıyorsunuz.
Amasya’da 2 Günde Nereler Gezilir?
İki günüm varsa ilk günü tamamen merkeze ayırırım. Kale, Kral Kaya Mezarları, Yalıboyu, Şehzadeler Müzesi, Amasya Müzesi, Sabuncuoğlu Müzesi ve II. Bayezid Külliyesi zaten dolu dolu bir gün çıkarıyor.
İkinci gün ise aracımla Boraboy Gölü’ne giderim. Dönüşte zamanım kalırsa Ferhat Su Kanalı çevresine uğrarım. Böyle yaptığımda hem Amasya’nın tarihi tarafını hem de doğasını acele etmeden görmüş olurum.
Amasya Gezisi İçin Güncel Bütçe Notum
2026 şartlarında Amasya müze bakımından Türkiye’nin en pahalı şehirlerinden biri değil. Ben T.C. vatandaşı olarak birkaç Bakanlık müzesi gezeceksem 200 TL’lik yıllık MüzeKart’ı almakta tereddüt etmem. Amasya Müzesi kart kapsamında. Buna karşılık Şehzadeler ve Minyatür Amasya gibi farklı kurumlar tarafından işletilen küçük müzelerde yaklaşık 50 TL seviyesindeki ayrı giriş ücretleriyle karşılaşmak mümkün. Kral Kaya Mezarları için de yaklaşık 150-200 TL civarında bir bütçe bırakmak mantıklı. Boraboy’u araçla programa eklediğimde ise yalnızca araç girişi için 190-195 TL civarında ek masraf oluşuyor.
Fiyatlar özellikle belediye işletmeleri, tabiat parkları ve küçük müzelerde yıl içinde değişebildiğinden ben seyahat bütçemi birkaç yüz liralık pay bırakarak hazırlıyorum.
Amasya’ya Gitmeye Değer mi?
Benim için kesinlikle değer. Amasya’yı özel yapan tek bir yapı değil, bütün şehrin aynı manzaranın parçası olması. Yeşilırmak’ın kıyısında yürürken Osmanlı konaklarını, başınızı kaldırdığınızda iki bin yılı aşan kaya mezarlarını, biraz daha yukarıda ise kaleyi görüyorsunuz.
Gaziantep’ten alışık olduğum güçlü tarih duygusunu Amasya’da da hissettim fakat iki şehrin karakteri tamamen farklı. Gaziantep tarihi daha çok çarşıları, hanları, taş yapıları ve gastronomisiyle yaşatırken Amasya tarihini nehir, dağ ve şehir dokusunu aynı kareye sığdırarak anlatıyor.
Ben Amasya’ya tekrar gitsem yine en az bir gece kalırım. Akşam Yalıboyu’nda yürür, sabah erkenden şehrin sakin halini görür ve ikinci günü Boraboy’a ayırırım. Amasya aceleyle tüketilecek bir şehir değil. Küçük olması sizi yanıltmasın, yavaş gezdiğinizde çok daha fazla şey gösteriyor.
