Amasra’da Gezilecek Yerler: Karadeniz’in Eşsiz İncisinde Görülmesi Gereken 43 Destinasyon

20.05.2026
Güncelleme: 20.05.2026 02:27
2
A+
A-
Amasra’da Gezilecek Yerler: Karadeniz’in Eşsiz İncisinde Görülmesi Gereken 43 Destinasyon

Batı Karadeniz’in en gözde sahil kasabalarından biri olan Amasra, Bartın iline bağlı küçük ama büyüleyici bir ilçedir. Fatih Sultan Mehmet’in fethinden sonra “Çeşm-i Cihan” yani “Dünyanın Gözbebeği” diye adlandırdığı bu eşsiz belde, binlerce yıllık tarihiyle, bozulmamış doğasıyla ve sıcacık insanlarıyla her mevsim ziyaretçilerini büyülemeye devam etmektedir. Hellenistik, Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan Amasra, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınarak uluslararası düzeyde de tarihi ve doğal değerini tescillemiştir.

Yeşilin ve mavinin kusursuz uyumunu sunan Amasra, iki doğal limana sahip yarımada yapısıyla Türkiye’nin en fotojenik köşelerinden biridir. Tarihi kalelerden antik köprülere, saklı koylardan yemyeşil tabiat parklarına uzanan geniş bir keşif yelpazesi sunan ilçe, hem tarih tutkunlarını hem doğa aşıklarını hem de deniz-kum-güneş üçlüsünü arayanları memnun edecek zenginliklere sahiptir. Bu rehberde sizler için Amasra’da mutlaka görmeniz gereken 45 gözde destinasyonu derledik. Keyifli okumalar ve unutulmaz bir Amasra tatili dileriz!

Amasra’da Gezilecek Tarihi Yerler

Amasra Kalesi

Karadeniz’in incisi Amasra’ya adım attığınızda ilk karşılaşacağınız ve sizi derinden etkileyecek yapı kuşkusuz Amasra Kalesi’dir. Bizans döneminde inşa edilen, ardından Cenevizliler ve Osmanlılar tarafından onarılarak günümüze ulaşan bu muhteşem yapı, farklı medeniyetlerin mimari izlerini tek bir çatı altında toplar. Kale surlarında yürürken bir yanda Karadeniz’in masmavi sularını, diğer yanda tarihi Amasra sokaklarını panoramik olarak seyredebilirsiniz. Surların üzerindeki Cenova armaları ve antik figürler, ortaçağ atmosferini ayaklarınızın altında hissetmenizi sağlar. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan kale, fotoğraf tutkunları için de adeta bir cennet niteliğindedir. Özellikle gün batımında kaleden izlenen manzara, Amasra ziyaretinizin en unutulmaz anlarından biri olacaktır.

Amasra Kalesi

Çekiciler Çarşısı

Amasra’nın tarihi ticaret merkezi olan Çekiciler Çarşısı, dar ve kıvrımlı sokakları boyunca dizilen renkli dükkânlarıyla ziyaretçilerini geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarır. Yüzyıllardır faaliyet gösteren çarşıda el yapımı ceviz ağacı oyma kaşıklar, ahşap süs eşyaları, bölgeye özgü hediyelik ürünler ve yöresel lezzetler bulabilirsiniz. Taş döşeli sokaklarda yürürken Osmanlı dönemi mimarisinin izlerini taşıyan dükkânların atmosferi sizi sarar. Hafta sonları oldukça kalabalık olan çarşıyı daha rahat gezmek isteyenler hafta içi ziyareti tercih edebilir. Amasra’ya özgü bir hatıra almak istiyorsanız burası tam aradığınız yer olacaktır.

Çekiciler Çarşısı

Kemere Köprüsü

Roma döneminde inşa edilen ve sonraki yüzyıllarda Bizans ve Osmanlı dönemlerinde restore edilen Kemere Köprüsü, Amasra’nın en fotoğrafik yapılarından biridir. Boztepe ile Sormagir arasındaki bağlantıyı sağlayan köprü, altından tur teknelerinin geçebildiği kemerli yapısıyla kartpostal güzelliğinde manzaralar sunar. Köprüye iki ayrı kemerden ulaşılabilir ve üzerinden Tavşan Adası’nın eşsiz görüntüsü seyredilebilir. Özellikle sabah saatlerinde güneş ışığının köprünün taş dokusuna vurduğu anlarda çekilen fotoğraflar, Amasra’nın en ikonik görüntüleri arasında yer alır. Tarihi dokusuyla Roma mühendisliğinin Anadolu’daki güzel örneklerinden biri olan köprü, her mevsim ziyaret edilmeye değerdir.

Kemere Köprüsü

Sormagir Kalesi

Boztepe’de yer alan ve Amasra Kalesi’nin bir parçası olan Sormagir Kalesi, Bizans döneminde inşa edilmiş ve Cenevizliler tarafından güçlendirilmiş tarihi bir savunma yapısıdır. Kale, Kemere Köprüsü aracılığıyla şehir merkezine bağlanır. Surların üzerinden Karadeniz’in enginliğini ve Amasra’nın mimarisini panoramik olarak izleyebilirsiniz. Kalenin çeşitli noktalarında Cenova dönemine ait armalar ve kabartmalar dikkat çeker. Amasra Kalesi kompleksini tam anlamıyla keşfetmek isteyenlerin Sormagir bölümünü atlamaları büyük bir eksiklik olur.

Sormagir Kalesi

Kuşkayası Yol Anıtı

Amasra-Bartın eski karayolu üzerinde, ilçe merkezine yaklaşık 5 kilometre mesafede yer alan Kuşkayası Yol Anıtı, Anadolu’daki tek Roma dönemi yol anıtı olma özelliğini taşır. M.S. 41-54 yılları arasında Bithynia-Pontus Valisi Gaius Julius Aquilla tarafından Roma İmparatoru Claudius adına yaptırılmış olan yapı, zamanında Roma askerlerinin mola verdiği bir dinlenme tesisi olarak kullanılmıştır. Kayalara oyulmuş Latin yazıtları ve nişler hâlâ okunabilir durumdadır. Anıta ulaşmak için tırmandığınız merdivenli patika biraz zorlu olsa da tepeden açılan Amasra manzarası tüm yorgunluğunuzu unutturur. Rahat ayakkabılarla gelmeniz tavsiye edilir.

Kuşkayası Yol Anıtı

Cenova Şatosu

Amasra Kalesi’nin Boztepe yakasında yer alan Cenova Şatosu, Cenevizliler dönemine ait savunma kuleleri ve surların bir bölümünü oluşturur. Aslında müstakil bir şato olmaktan çok kalenin ayrılmaz bir parçası olan yapı, girişindeki Cenova armalarıyla dikkat çeker. Taş bloklar üzerinde Amasra’da hakimiyet kurmuş ailelerin armaları günümüze bozulmadan ulaşmıştır. Boztepe’ye çıkan yolda ve surların uç noktalarında şatoya ait kalıntıları görebilirsiniz. En yüksek noktalarından Tavşan Adası manzarası eşsizdir. Türkiye’de az örneği bulunan bu Ceneviz mimari yapısı, tarih meraklılarının mutlaka durması gereken noktalardan biridir.

Cenova Şatosu

Amasra Deniz Feneri

Karadeniz’in en eski fenerlerinden biri olan Amasra Deniz Feneri, 1863 yılından bu yana denizin koruyucusu olarak hizmet vermektedir. Boztepe’nin dalga ve rüzgara karşı koruma sağladığı noktada, 77 metre yükseklikten denizcilere yol gösteren fener, dördüncü kuşak fenerci Ahmet Bey’e emanettir. Kristal merceği mekanik kurma sistemiyle çalışan fener, teknolojinin henüz ulaşmadığı otantik bir atmosfer barındırır. Fenerin çevresinden açılan Karadeniz panoraması nefes kesicidir. Romantik bir akşamüstü gezisi için veya fotoğraf tutkunları için fenerin çevresi mükemmel bir mekandır. Gün batımında burada olmanız, Amasra anılarınızın en değerlisi olabilir.

Madenci Heykeli

Amasra merkezinde, madenlerde hayatını kaybetmiş emekçilerin anısına dikilen Madenci Heykeli, ilçenin toplumsal belleğini yansıtan anlamlı bir anıttır. Merkezi konumuyla kolay ulaşılabilir olan heykel, belediye tarafından büyük bir özenle tasarlanmış ve yerleştirilmiştir. Bölgenin kömür madenciliğiyle olan derin bağını simgeleyen bu eser, ziyaretçilere Amasra’nın sadece turizm değil, emek tarihi açısından da önemli bir yer olduğunu hatırlatır. Heykelin çevresindeki düzenleme fotoğraf çekimi için de oldukça uygundur ve yürüyüş güzergahınız üzerinde kısa bir mola için idealdir.

Balıkçı Congar Mehmet Anıtı

Amasra’da ömrünün tamamını geçirmiş ve halk tarafından çok sevilen balıkçı Congar Mehmet’in anısına 2013 yılında henüz hayattayken dikilen bu heykel, ilçenin balıkçılık kültürünü simgeler. Küçük ama anlamlı bu anıt, Amasra’nın denizle olan kadim bağını ve balıkçılık geleneğini somut bir şekilde yansıtır. Sahil boyunca yürürken karşınıza çıkan heykel, fotoğraf çekmek ve yerel hikayeler dinlemek için güzel bir durak noktasıdır. Amasra’nın sıcak ve samimi ruhunu en iyi yansıtan köşelerden biridir.

Kemerdere Köprüsü

Amasra merkezine yaklaşık 3 kilometre mesafede bulunan Kemerdere Köprüsü, Roma İmparatoru Claudius dönemine ait tarihi bir yapıdır. Taş işçiliği ve kemerli mimarisiyle Roma mühendisliğinin Anadolu’daki zarif örneklerinden biri olan köprü, yüzyıllar boyunca restore edilerek günümüze ulaşmıştır. Köprünün çevresindeki yeşillik ve dere yatağı, doğal bir fotoğraf stüdyosu niteliğindedir. Tarih ve doğanın iç içe geçtiği bu nokta, kısa bir araba yolculuğuyla veya keyifli bir yürüyüşle ulaşılabilecek huzurlu bir ziyaret noktasıdır.

Amasra Tarihi Sokakları

Amasra’nın gerçek büyüsü, taş döşeli dar sokaklarında saklıdır. Osmanlı ve Ceneviz mimarisinin izlerini taşıyan ahşap ve taş evlerin arasından geçerken zamanın durduğunu hissedersiniz. Sokakların iki yanındaki sarmaşıklarla kaplı duvarlar, çiçekli balkonlar ve tahta pencereler fotoğrafçıların ilham kaynağıdır. Sokak aralarında keşfedeceğiniz küçük kafeler ve el sanatları dükkânları, yürüyüşünüze renk katar. Amasra’yı gerçek anlamda tanımak istiyorsanız haritayı bir kenara bırakıp sokaklarda kaybolmanız yeterlidir. Her köşe başında sizi bekleyen bir güzellik, Amasra’nın neden yüzyıllardır gezginleri cezbettiğinin en güzel kanıtıdır.

Bedesten

Osmanlı döneminde ticaret merkezi olarak kullanılan Bedesten, Amasra’nın tarihi ticari yaşamına tanıklık eden önemli yapılardan biridir. Kapalı çarşı niteliğindeki bu yapı, taş duvarları ve kemerli girişleriyle dönemin mimari anlayışını yansıtır. Günümüzde kısmen harabe durumda olsa da yapının genel hatları hâlâ ayaktadır ve ziyaretçilere Amasra’nın Osmanlı dönemindeki canlı ticaret hayatı hakkında fikir verir. Kale ve çevresi keşfedilirken mutlaka uğranması gereken bu yapı, tarih severler için küçük ama değerli bir duraktır.

Hacı Denizi Kapısı

Amasra Kalesi surlarındaki tarihi geçitlerden biri olan Hacı Denizi Kapısı, kalenin denize açılan kapılarından biriydi. Antik çağlarda deniz ticareti ve ulaşım için kullanılan bu kapı, kalenin denizle olan bağlantısını somut biçimde gösterir. Sur duvarlarına entegre edilmiş kapının taş işçiliği, dönemin ustalığını gözler önüne serer. Kale surları boyunca yürürken bu noktada durup denizin tüm ihtişamını hissetmek ayrıcalıklı bir deneyimdir. Özellikle tarih ve arkeoloji meraklılarının ilgisini çekecek bu kapı, Amasra’nın savunma mimarisinin önemli parçalarından biridir.

Hisarpeçe Surları

Amasra Kalesi’nin dış savunma hattını oluşturan Hisarpeçe Surları, Bizans ve Ceneviz dönemlerine ait mimari katmanları bir arada barındıran tarihi bir yapıdır. Sur boyunca yürüyerek farklı dönemlere ait duvar örgüsü tekniklerini ve savunma kulelerini yakından inceleyebilirsiniz. Surların bazı noktalarından açılan manzaralar, deniz ve kara panoramasını bir arada sunar. Tarihi yürüyüş alanı olarak da değerlendirilen bu bölge, Amasra’nın askeri ve mimari geçmişini anlamak isteyenler için ideal bir güzergahtır.

Zindan Kapısı

Amasra Kalesi’nin güney yönündeki ana giriş noktalarından biri olan Zindan Kapısı, adını kalenin bu bölgesinde yer alan zindan bölümünden alır. Kapının kemerli yapısı ve üzerindeki taş kabartmalar, ortaçağ savunma mimarisinin izlerini taşır. “Karanlık Yer” olarak da bilinen tonozlu ana giriş, kaleye girenleri zamanda yolculuğa çıkarır. Zindan Kapısı’ndan geçerek kale içine adım attığınızda, tarihin her köşede sizi beklediğini hissedersiniz. Kalenin en etkileyici giriş noktalarından biridir.

İç Kapı ve Dış Kapı

Amasra Kalesi’nin savunma sistemini oluşturan İç Kapı ve Dış Kapı, kalenin katmanlı güvenlik anlayışını gösteren tarihi yapılardır. Dış Kapı, kalenin ilk savunma hattını oluştururken İç Kapı kale merkezine geçişi kontrol eder. Her iki kapıda da dönemin taş işçiliği ve mimari detayları görülebilir. Kapıların üzerindeki kitabeler ve armalar, farklı dönemlerde kaleye hakim olan uygarlıkların izlerini taşır. Kale turunda bu iki kapıyı dikkatle incelemek, Amasra’nın çok katmanlı tarihini anlamanıza yardımcı olacaktır.

Tomas Kuyusu

Amasra Kalesi’nin tarihi yapıları arasında yer alan Tomas Kuyusu, antik dönemlerden kalma bir su kaynağıdır. Kalenin içindeki yaşamı sürdürebilmek için hayati önem taşıyan bu kuyu, kuşatma dönemlerinde kaledekilerin su ihtiyacını karşılıyordu. Günümüzde harabe halde olsa da taş işçiliği ve konumu itibarıyla ziyaret edilmeye değer bir noktadır. Amasra Kalesi’ni gezerken güzergahınıza eklemeniz gereken bu tarihi yapı, ilçenin kadim geçmişine dair ipuçları sunar. Kale turu sırasında rehberlerden kuyunun hikayesini dinlemeniz, gezinizi zenginleştirecektir.

Roma Hamamı Kalıntıları

Amasra şehir merkezine oldukça yakın bir noktada yer alan Roma Hamamı kalıntıları, ilçenin Roma İmparatorluğu’na bağlı olduğu dönemdeki günlük yaşam hakkında önemli ipuçları sunar. Günümüzde harabe halde olan yapı, o dönemin mimari anlayışını ve sosyal yaşamını gözler önüne serer. Hamam kalıntıları, Amasra’nın antik çağlardaki önemini ve şehirdeki Roma etkisini somut olarak kanıtlayan arkeolojik değerlerden biridir. Kısa bir ziyaretle antik döneme ait bu kalıntıları keşfedebilir ve Amasra’nın tarihsel derinliğine dair yeni bir perspektif kazanabilirsiniz.

Gürcüoluk Mağarası

Amasra’ya yakın Makaracı Köyü civarında yer alan Gürcüoluk Mağarası, 2021 yılında resmi olarak Tabiat Varlığı ilan edilmiş büyüleyici bir doğa harikasıdır. Toplam 169 metre uzunluğundaki mağaranın en derin noktası eksi 5 metreye ulaşır. Tek bir galeriden oluşan mağaranın içindeki damlataş sütunları, yapıyı çok sayıda odacığa ayırarak masalsı bir atmosfer yaratır. Sarkıt ve dikitlerle dolu mağara, keşfetmeyi sevenler için eşsiz bir deneyim sunar. Tabiat parkı içerisinde yer alan mağaranın çevresi de yürüyüş ve doğa gözlemi için idealdir.

Amasra’da Gezilecek Dini Yapılar

Fatih Camii

Amasra Kalesi’nin en yüksek noktasında yer alan Fatih Camii, 9. yüzyılda Bizanslılar tarafından kilise olarak inşa edilmiş ve 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Amasra’yı fethiyle birlikte camiye dönüştürülmüştür. Caminin en dikkat çekici özelliği, Cuma hutbesinin kılıç çekilerek okunması geleneğidir. Mekke’nin fethine dayanan bu yaklaşık 1.400 yıllık gelenek, Türkiye’de sadece birkaç camide sürdürülmektedir. Klasik Osmanlı mimarisine uygun dikdörtgen planlı ve tek kubbeli yapı, etkileyici kemerler ve payandalarla desteklenir. Hem tarihi atmosferi hem de sunduğu muhteşem Karadeniz manzarasıyla mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir.

Amasra’da Gezilecek Müzeler

Amasra Müzesi

Deniz kıyısında, 1884 yılında Denizcilik Okulu olarak inşasına başlanan ancak tamamlanamayan yapı, 1982 yılından bu yana müze olarak hizmet vermektedir. Hellenistik, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemlerine ait amphoralar, mezar stelleri, heykeller, silahlar ve sikkeler koleksiyonda öne çıkan eserler arasındadır. Osmanlı dönemine ait etnografik objeler de sergilenen müzenin bahçesinde lahitler ve heykel parçaları ziyaretçileri karşılar. Müze kartıyla ücretsiz giriş yapılabilen bu mekân, Amasra’nın 3.000 yıllık geçmişine kapsamlı bir bakış sunar. Küçük ama derli toplu koleksiyonuyla tarih meraklıları için kaçırılmaması gereken bir duraktır.

Amasra’da Gezilecek Parklar ve Doğal Alanlar

Tavşan Adası

Amasra’nın simgelerinden biri olan Tavşan Adası, Kemere Köprüsü’nün hemen karşısında denizin ortasında yükselen küçük ama büyüleyici bir adadır. Yaklaşık 200 metre uzunluğundaki adanın üzerinde Bizans dönemine ait kilise ve manastır kalıntıları bulunur. Efsaneye göre adanın kayalarındaki doğal bir yarıktan geçen hastaların şifa bulduğuna inanılırmış. Adaya çıkış yasak olsa da tekne turlarıyla çevresini yakından görmek mümkündür. Ada, tavşan siluetine benzeyen formuyla fotoğrafçıların gözde mekanları arasında yer alır. Özellikle altın saat diye tabir edilen gün batımı saatlerinde adanın silüeti karşısında çekilen kareler, sosyal medyada büyük ilgi görmektedir.

Tavşan Adası

İnkumu Plajı

Amasra’nın en popüler plajlarından biri olan İnkumu Plajı, yaklaşık 2-3 kilometre uzunluğundaki altın sarısı kumsalıyla yaz aylarının vazgeçilmez durağıdır. İnce kumlu sahili ve yavaş derinleşen denizi sayesinde aileler ve çocuklar için güvenli bir yüzme ortamı sunar. Plaj çevresinde şezlong, şemsiye kiralama imkanının yanı sıra restoranlar, kafeler ve pansiyonlar da mevcuttur. Karadeniz’in ani dalgalanabilen yapısı nedeniyle denize girerken dikkatli olmak gerekse de, suyun berraklığı ve kumsalın genişliği İnkumu’nu Batı Karadeniz’in en sevilen sahillerinden biri yapar. Karavan tatili sevenler için de uygun alanlar bulunduğundan, alternatif tatilcilerin de tercihleri arasındadır.

İnkumu Plajı

Ağlayan Ağaç

Boztepe’de, Tavşan Adası manzarasına hakim bir noktada yer alan Ağlayan Ağaç, yaklaşık 350 yaşında dev bir çınar ağacıdır. Adını, yapraklarından süzülen nem damlalarının adeta gözyaşı gibi akmasından alır. Özellikle nemli havalarda bu doğal olay çok daha belirgin hale gelir ve ziyaretçileri büyüler. Ağacın bulunduğu noktadan Karadeniz’in sonsuz maviliği ve karşıda Tavşan Adası’nın silüeti görülür. Yokuşu tırmandıktan sonra buradaki çay bahçesinde ev yapımı limonata veya taze sıkılmış portakal suyu içerek mola verebilirsiniz. Manzaranın büyüsüne kapılacağınız bu nokta, Amasra’nın en romantik köşelerinden biridir.

Bakacak Tepesi

Amasra merkezinden yaklaşık 5-6 kilometre uzaklıkta, Bartın yönündeki eski yol üzerinde bulunan Bakacak Tepesi, kuş bakışı Amasra manzarası izlemek için en ideal noktadır. Tepenin zirvesinden ilçenin tamamı gözler önüne serilir: kaleler, koylar, limanlar, yeşil tepeler ve sonsuz Karadeniz bir tablo gibi karşınızdadır. Doğanın yeşili ile denizin mavisi burada muhteşem bir uyum içinde buluşur. Genellikle tur otobüsleri burada fotoğraf molası verir ve bu durağı atlamak büyük kayıp olur. Amasra’ya gelirken eski yolu tercih ederek hem Kuşkayası Yol Anıtı’nı hem de Bakacak Tepesi’ni aynı güzergahta ziyaret edebilirsiniz.

Barış Akarsu Parkı

Genç yaşta hayatını kaybeden Amasralı sanatçı Barış Akarsu’nun anısına düzenlenen bu park, eski limanın hemen yanında sahil şeridinde yer alır. Deniz manzaralı çay bahçesi, çocuklar için oyun parkı ve oturma alanlarıyla hem aileler hem de doğa severler için keyifli bir mola noktasıdır. Parkta Barış Akarsu’nun anısına yer alan köşe, hayranları tarafından sıkça ziyaret edilir. Sahil boyunca uzanan yürüyüş yolunda akşamüstü saatlerinde yapacağınız bir yürüyüş, Karadeniz esintisiyle birlikte huzurlu anlar yaşatır. Amasra’nın sakin yüzünü keşfetmek isteyenler için ideal bir duraktır.

Çakraz Plajı

Amasra merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta yer alan Çakraz Plajı, Karadeniz’in tipik güzelliğini yansıtan uzun kumsalı ve temiz deniziyle dikkat çeker. Şezlong ve şemsiye kiralama imkanı bulunan plajda, sahil boyunca hamburger, çorba ve pide gibi yiyecekler sunan mekanlar da mevcuttur. Dalgalı günlerde denizi biraz sert olabilse de sakin havalarda berrak suları ve geniş kumsalıyla keyifli bir plaj deneyimi sunar. Merkeze yakın plajlara alternatif arayan ve daha sakin bir ortamda denize girmek isteyenler için mükemmel bir seçenektir. Çakraz’a merkezden kalkan minibüslerle veya kendi aracınızla kolayca ulaşabilirsiniz.

Çakraz plajı

Kapısuyu Köyü Plajı

Amasra’ya yaklaşık yarım saat mesafedeki Kapısuyu Köyü Plajı, bölge halkı tarafından bilinen ancak turistlerin henüz keşfetmeye başladığı saklı bir koydu. İnce kumlu sahili ve temiz deniziyle kalabalıktan uzak bir deniz keyfi sunar. Sahilde çay ve kahve içebileceğiniz küçük bir işletme de bulunur. Doğal yapısı bozulmamış bu küçük plaj, Karadeniz’in sakin ve huzurlu yüzünü görmek isteyenler için biçilmiş kaftandır. Yol üzerinde bir mola noktası olarak da değerlendirilebilecek koy, özellikle hafta içi günlerde neredeyse size özel bir plaj deneyimi yaşatır.

Büyük Liman Plajı

Amasra Kalesi’nin hemen yanında konumlanan Büyük Liman Plajı, merkeze yürüme mesafesindeki en kolay ulaşılabilir plajdır. Temiz kumsalı ve görece sığ denizi sayesinde çocuklu aileler tarafından yoğun olarak tercih edilir. Sahil boyunca kafeler, restoranlar ve dinlenme alanları bulunur. Yaz aylarında Karadeniz Yat Rallisi’ne de ev sahipliği yapan bölge, hem deniz sporları hem de plaj keyfi için uygundur. Kalabalık dönemlerde erken saatlerde gelmeniz tavsiye edilir. Amasra’nın merkezindeki tarihi dokuyu keşfettikten sonra birkaç adım ötedeki bu plajda serinlemek, mükemmel bir gün planının parçası olabilir.

Küçük Liman Plajı

Amasra’nın iki doğal limanından biri olan Küçük Liman’daki plaj, merkezi konumuyla hızlıca denize girmek isteyenlerin sıkça tercih ettiği bir noktadır. Ücretli şemsiye ve şezlong hizmetinin bulunduğu plajda duş ve soyunma kabinleri de mevcuttur. Küçük Liman’ın kuzey tarafındaki Direkli Kaya da bu bölgeden kolayca erişilebilen popüler bir denize girme noktasıdır. Tekne turlarının kalkış noktası da burası olduğundan, plaj keyfinizi deniz turuyla birleştirme imkanına sahipsiniz. Sahildeki balık restoranlarında taze Karadeniz balıklarının tadına bakarak gününüzü taçlandırabilirsiniz.

Bozköy Plajı

Amasra merkezinden yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta, doğal güzellikleriyle dikkat çeken Bozköy Plajı, sakin bir tatil deneyimi arayanların tercih ettiği alternatif sahillerden biridir. Denizi sığ ve kumsalı geniş olan plajda şezlong ve şemsiye kiralama imkanı bulunur. Çevredeki yemyeşil doğa ve denizin berraklığı, kalabalık merkezlerden uzaklaşmak isteyenlere huzurlu bir ortam sunar. Yaz sezonunda plaj çevresindeki küçük işletmelerde yeme-içme ihtiyacınızı giderebilirsiniz. Özellikle ailecek yapılacak günübirlik geziler için oldukça uygun bir tercihtir.

Direkli Kaya

Amasra Kalesi’nin önünde deniz kıyısında yükselen Direkli Kaya, 7 metre yüksekliğinde ve 5 metre genişliğindeki etkileyici kaya oluşumuyla ilçenin en çok fotoğraflanan doğal simgelerinden biridir. Kayanın ortasında doğal yollarla oluşmuş yaklaşık 2 metrelik bir delik bulunur ve eski çağlarda deniz feneri olarak kullanıldığına inanılır. Efsaneye göre Amasra’ya adını veren Kraliçe Amastris’in kayalara oyulmuş havuzu da burada yer alıyormuş. Günümüzde adrenalin severler bu kayalardan denize atlayarak eğlenirken, kalabalıktan uzak ama merkeze yakın bir noktadan denize girmek isteyenler de burayı sıkça tercih eder. Gündoğumu ve gün batımında çekilen fotoğraflar gerçek birer sanat eseri gibidir.

Ahatlar Tabiat Parkı

Amasra’ya bağlı Ahatlar Köyü sınırları içinde yer alan bu tabiat parkı, yoğun orman örtüsü ve kestane ağaçlarıyla kaplı doğal bir alandır. Yürüyüş parkurlarında serin orman havasını solurken Amasra’nın muhteşem manzarasını da tepelerden seyredebilirsiniz. Köy sakinlerinin ürettiği tahta hediyelik eşya stantları parkın girişinde ziyaretçileri karşılar. Organik ürünlerin satıldığı köy pazarında yöresel lezzetleri tatma imkanı da bulursunuz. Piknik yapmak, doğa yürüyüşü yapmak veya sadece şehrin gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için Ahatlar Tabiat Parkı mükemmel bir tercih olacaktır.

Boztepe Seyir Terası

Amasra’nın en güzel panoramik manzara noktalarından biri olan Boztepe Seyir Terası, Karadeniz’in sonsuz maviliğini ve Amasra limanlarının büyüleyici görüntüsünü kuş bakışı izleme imkanı sunar. Özellikle gün batımı saatlerinde burada olmak, gökyüzünün turuncu ve kırmızı tonlarının denize yansımasını izlemek tarifsiz bir deneyimdir. Terasa ulaşmak için tırmandığınız patika boyunca da birbirinden güzel manzaralarla karşılaşırsınız. Yanınıza su ve fotoğraf makinenizi almayı unutmayın. Seyir terası, Amasra’ya gelip de uğramamanın büyük bir kayıp olacağı yerlerden biridir.

Atatürk Seyir Terası

Amasra Kalesi içinde yer alan Atatürk Seyir Terası, hem tarihi bir yapı hem de muhteşem bir manzara noktasıdır. Kalenin en yüksek noktalarından birinde konumlanan teras, Büyük Liman, Küçük Liman ve açık deniz manzarasını bir arada sunar. Buradan çekilen fotoğraflar Amasra’nın en ikonik görüntüleri arasında yer alır. Kale surlarını keşfederken bu noktayı atlamamanız önerilir. Tarihi atmosferin içinde doğanın sunduğu görkemli manzarayı izlemek, Amasra deneyiminize ayrı bir boyut katacaktır.

Sefa Park

Amasra merkezinde yeşil bir soluklanma alanı olarak tasarlanan Sefa Park, aileler ve doğaseverler için keyifli vakit geçirilebilecek bir parkır. Bakımlı yeşil alanları, oturma bankları ve deniz manzarası ile hem dinlenme hem de kısa bir yürüyüş için idealdir. Özellikle çocuklu aileler park alanlarından faydalanabilir. Amasra’nın yoğun turist çeken noktaları arasında bir nefes alma molası vermek isteyenler için Sefa Park, sakin ve huzurlu bir alternatif sunar.

Akkonak Köyü

Amasra’ya bağlı şirin bir sahil köyü olan Akkonak, Karadeniz’in doğal güzelliklerini bozulmamış haliyle yaşamak isteyenler için saklı bir cennettir. Küçük plajı, berrak denizi ve yemyeşil çevresiyle özellikle kalabalıktan kaçanların tercih ettiği bir nokta olmuştur. Köydeki küçük balık restoranlarında taze Karadeniz balıklarının tadına bakabilirsiniz. Merkezden tur tekneleriyle veya karayoluyla ulaşılabilen Akkonak, Amasra çevresinde günübirlik keşif yapacaklar için mükemmel bir rotadır.

Güzelcehisar Falezleri

Amasra merkezine yaklaşık 36 kilometre mesafedeki Güzelcehisar Köyü, 80 milyon yıllık bazalt lav kayalarından oluşan eşsiz falezleriyle dünyada sadece beş örneği bulunan nadir jeolojik oluşumlardan birini barındırır. Dev organ borusu şeklinde yan yana dizilmiş altıgen bazalt sütunlar, doğanın milyonlarca yıllık sanat eserine dönüşmüştür. Sahile inen patikadan falezleri yakından görebilir ve denizle buluştukları noktada muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz. Amasra ziyaretinizi bir günübirlik geziye dönüştürerek bu doğa harikasını keşfetmeniz şiddetle tavsiye edilir.

Gazhane Kültür Parkı

Amasra merkezinde, restore edilmiş eski gazhane binasının çevresinde oluşturulan modern bir yeşil alan olan Gazhane Kültür Parkı, kültürel etkinlikler ve dinlenme için ideal bir mekandır. Açık hava sahnesi çeşitli kültürel etkinliklere ev sahipliği yaparken, parkın geniş yeşil alanları piknik ve yürüyüş yapmak isteyenleri ağırlar. Endüstriyel mirasın yeşil bir dönüşümle hayat bulmasının güzel bir örneği olan park, özellikle akşam saatlerinde deniz manzarası eşliğinde sakin bir atmosfer sunar. Amasra’nın modern yüzünü görmek isteyenler için keyifli bir mola noktasıdır.

Amasra Limanı

Amasra’nın kalbi sayılan liman bölgesi, hem tekne turlarının kalkış noktası hem de ilçenin en canlı sosyal alanıdır. Limandaki çay bahçeleri, restoranlar ve kafeler, Karadeniz manzarası eşliğinde keyifli vakit geçirmeniz için harika seçenekler sunar. Balıkçı teknelerinin demir attığı limanda, sabah erken saatte taze balık alan balıkçıları izlemek ayrı bir deneyimdir. Tekne turlarına buradan katılarak Karadeniz sahilindeki gizli koyları ve mağaraları keşfedebilirsiniz. Akşam saatlerinde limanda yapacağınız bir yürüyüş, Amasra’nın ışıltılı gece manzarasını gözlerinize armağan eder.

Kurucaşile

Amasra’nın komşusu olan Kurucaşile ilçesi, ahşap tekne yapımcılığı geleneği, tertemiz plajları ve sakin atmosferiyle günübirlik gezi için mükemmel bir rotadır. Yaklaşık 4.500 nüfuslu bu küçük sahil kasabasının dar sokakları tarihi evlerle bezenmiştir. Kurucaşile Kalesi, tarihi camii ve taş köprü görülmeye değer yapılar arasındadır. Kapısuyu, Tekkeönü ve Kurucaşile plajlarında Karadeniz’in serin sularında yüzebilir, sahildeki balık restoranlarında taze deniz ürünlerinin tadını çıkarabilirsiniz. Amasra’dan karayoluyla kolayca ulaşılabilen Kurucaşile, Batı Karadeniz’in keşfedilmemiş güzelliklerinden biridir.

Mugada Sahili

Amasra merkezine yaklaşık 37 kilometre uzaklıktaki Mugada Sahili, bölgenin en hareketli ve gözde turistik plajlarından biri olarak bilinir. Uzun kumsalı, temiz denizi ve çevresindeki konaklama tesisleriyle hem günübirlik geziler hem de uzun tatiller için uygundur. Sahil boyunca çeşitli su sporları imkanları sunan Mugada, adrenalin tutkunlarını da ağırlar. Doğayla iç içe bir plaj tatili arayanlar için Amasra çevresindeki en kapsamlı alternatiflerden biridir. Yaz sezonunda oldukça kalabalık olabileceğinden, sakin bir deneyim için erken saatlerde veya sezon dışı dönemlerde ziyaret etmeniz önerilir.

Boztepe

Amasra’nın iki yarımadasından birini oluşturan Boztepe, üzerinde barındırdığı tarihi yapılar ve doğal güzellikleriyle başlı başına bir keşif bölgesidir. Ağlayan Ağaç, Deniz Feneri, Sormagir Kalesi ve çeşitli seyir noktaları Boztepe üzerinde yer alır. Boztepe’nin dik yamaçlarında yürürken her dönemeçte farklı bir Karadeniz manzarasıyla karşılaşırsınız. Tepenin en yüksek noktasından Amasra’nın panoramik görüntüsü muhteşemdir. Rahat ayakkabılarla ve bol suyla donatılmış bir şekilde Boztepe’yi keşfe çıkmak, Amasra tatilinin en keyifli aktivitelerinden biri olacaktır.

Amasra Sizi Bekliyor!

Amasra, Karadeniz kıyısında saklı bir masal diyarı gibidir. Antik kalelerden bozulmamış sahillere, mistik mağaralardan tarihi köprülere uzanan zengin bir destinasyon yelpazesiyle her ziyaretçisine unutulmaz anılar bırakır. İster tarihi keşfetmek, ister denizin tadını çıkarmak, ister doğayla baş başa kalmak isteyin; Amasra her beklentinize cevap verecek güzelliklere sahiptir. Hafta sonu kaçamağından uzun tatil planlamasına kadar her türlü gezi için ideal olan bu eşsiz beldeyi keşfetmek için en güzel zaman şimdidir. Amasra sizi bekliyor!

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.