Ağrı’da Gezilecek Yerler: Doğubayazıt’tan Diyadin’e 34 Durak
Gaziantep’ten Ağrı tarafına rota çıkarırken benim ilk dikkat ettiğim şey mesafeler oluyor. Haritada aynı ilin içinde görünen noktalar, iş gezmeye gelince birbirinden oldukça uzak. Bu yüzden Ağrı’yı tek bir şehir merkezi gezisi gibi düşünmek yerine Doğubayazıt, Diyadin, Taşlıçay ve Ağrı merkez şeklinde bölerek planlamak çok daha mantıklı.
Benim öncelik sıramın başında açık ara Doğubayazıt var. İshak Paşa Sarayı, Ahmed-i Hani Türbesi, Eski Bayezid Camii, Doğubayazıt Kalesi, Nuh’un Gemisi olarak anılan doğal oluşum ve Ağrı Dağı manzarasını aynı bölgede birleştirmek mümkün. Vakti biraz daha geniş tutarsanız ikinci günü Diyadin’e, üçüncü günü ise Balık Gölü ve Ağrı merkez çevresine ayırabilirsiniz.
Ağrı’da Gezilecek Yerler Kısaca
| Yer | Bölge | Ben ne kadar süre ayırırım? | Ücret durumu |
|---|---|---|---|
| İshak Paşa Sarayı | Doğubayazıt | 1,5-2 saat | Müzekart geçerli, biletsiz giriş 3 Euro |
| Ahmed-i Hani Türbesi | Doğubayazıt | 30-45 dk. | Genellikle ücretsiz |
| Doğubayazıt Kalesi ve Eski Bayezid Camii | Doğubayazıt | 1 saat | Açık alan |
| Nuh’un Gemisi oluşumu | Doğubayazıt | 45 dk. | Açık alan |
| Meteor Çukuru | Doğubayazıt | 30-45 dk. | Açık alan |
| Balık Gölü | Taşlıçay | 1,5-2 saat | Açık alan |
| Diyadin Kanyonu | Diyadin | 1-2 saat | Açık alan |
| Diyadin Kaplıcaları | Diyadin | 2-3 saat | Tesise göre değişiyor |
| Küpkıran Kayak Merkezi | Ağrı merkez | Yarım gün | Aktiviteye göre değişiyor |
| Ağrı Dağı | Doğubayazıt | Özel plan | Dağcılık ayrı hazırlık gerektiriyor |
İshak Paşa Sarayı
Ağrı’ya ilk kez giden birine tek bir yer seçme hakkı verilse ben İshak Paşa Sarayı derim. Çünkü burada sadece tarihi bir yapı görmüyorsunuz. Sarayın yüksek konumu, Doğubayazıt Ovası, taşın gün içinde değişen rengi ve çevredeki çıplak dağ dokusu birlikte etkiliyor.
Sarayın içinde avluları, camiyi, harem bölümünü ve taş işçiliğini acele etmeden gezmek gerekiyor. Ben programda buraya en az 1,5 saat bırakırım. Fotoğraf için sabah ışığı daha yumuşak; yazın öğle saatlerinde hem güneş hem de yüksek rakım yorucu olabiliyor.

2026’da T.C. vatandaşları için Müzekart geçerli. Müzekart olmadan giriş 3 Euro. Müzekart’ın güncel bedeli ise T.C. vatandaşları için 200 TL olduğu için başka müze ve örenyerleri de gezecekseniz kart almak çok daha mantıklı hale geliyor.
Yaz döneminde ziyaret saatleri 09:30-19:00, kış döneminde 09:00-17:00. Pazartesi günü çalışma saatlerinde özel uygulama olabildiğinden ben programı mümkünse başka güne bırakırım.
Ahmed-i Hani Türbesi ve Müzesi
İshak Paşa Sarayı’na kadar çıkmışken Ahmed-i Hani Türbesi’ni atlamam. İki noktayı birbirinden bağımsız düşünmek zaten rota açısından gereksiz.
Buradaki ziyaret kısa sürüyor ama atmosfer tamamen değişiyor. Sarayın görkeminden daha sakin ve manevi bir ortama geçiyorsunuz. Özellikle kalabalık gruplar olmadığı zaman çevrenin sessizliği daha fazla hissediliyor. Doğubayazıt manzarasını izlemek için de güzel bir nokta.

Eski Bayezid Camii
Eski Bayezid Camii’ni tek başına bir cami ziyareti olarak değil, eski Doğubayazıt yerleşiminin parçası olarak görmek gerekiyor. Kayalık arazi, kale ve cami aynı kareye girdiğinde bölgenin neden stratejik bir noktada geliştiği daha rahat anlaşılıyor.
Ben burayı İshak Paşa Sarayı ve Ahmed-i Hani rotasının devamına koyarım. Böylece araçla sürekli aynı yolları gidip gelmek zorunda kalmazsınız.

Doğubayazıt Kalesi
Doğubayazıt Kalesi sarp kaya üzerindeki konumuyla, restore edilmiş ve rahatça dolaşılan klasik turistik kalelerden farklı. Buraya gelirken iyi tabanlı ayakkabı bence çantadaki en önemli şeylerden biri.
Kalenin çevresinde durup manzaraya zaman ayırmak, sadece yapının kalıntılarını görmekten daha keyifli. Eski Bayezid Camii ile aynı rotaya eklemek en mantıklısı.

Nuh’un Gemisi Olarak Bilinen Doğal Oluşum
Burası hakkında anlatılan hikayeler ç
ok güçlü olduğu için gezerken efsane ile bilimsel değerlendirmeyi birbirinden ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Ağrı Dağı’nın güneyinde, Telçeker ve Üzengili köyleri arasında gemi biçimini andıran doğal bir oluşum bulunuyor. Alan 1987’de korunması gerekli doğal ve kültürel varlık kapsamında değerlendirilmiş.

Ben burayı “Nuh’un Gemisi kesin olarak burada” beklentisiyle değil, Ağrı’nın inanç turizmi ve yerel anlatıları açısından önemli bir durak olarak programa eklerim.
Meteor Çukuru
Gürbulak yönüne gidiyorsanız Meteor Çukuru kısa bir sapmayla görülebilecek ilginç noktalardan biri. Doğubayazıt’ın yaklaşık 35 kilometre doğusunda ve sınır kapısına oldukça yakın konumda.
Burada benim tavsiyem çok uzun süre ayırmamak. Yaklaşık yarım saat fotoğraf çekmek ve oluşumu görmek için yeterli. Alanın kökeni konusunda farklı bilimsel değerlendirmeler bulunduğu için “dünyanın ikinci büyük meteor çukuru” gibi kesin süperlatifleri kullanmak yerine oluşumun kendisine odaklanmak daha doğru.

Buz Mağarası
Meteor Çukuru çevresine kadar geliyorsanız Buz Mağarası da aynı gün değerlendirilebilir. Küçükağrı Dağı’nın güney tarafındaki mağara, bölgenin volkanik karakterini görmek için farklı bir durak.
Burayı şehir merkezindeki bir turistik mekan rahatlığında düşünmem. Yol ve arazi şartlarını önceden kontrol etmek, mümkünse bölgeyi bilen biriyle hareket etmek daha güvenli.

Ağrı Dağı
Ağrı Dağı’nı görmek başka, zirve tırmanışı planlamak tamamen başka bir konu. 5.137 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’nı Doğubayazıt çevresinde birçok noktadan izlemek mümkün.

Ben normal bir Ağrı gezisinde zirve tırmanışını birkaç saatlik aktivite gibi programa sıkıştırmam. Dağcılık için izin, rehberlik, ekipman, kondisyon ve hava şartlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Ağrı Dağı Milli Parkı
Dağın zirvesine çıkma planınız olmasa bile milli park çevresi doğa, fotoğraf ve manzara için Ağrı’nın en karakteristik alanlarından biri. Özellikle yaz başından sonbaharın ilk dönemine kadar daha rahat bir rota çıkarılabilir.
Burada günün büyük kısmını araçla manzara noktaları arasında geçirmeniz mümkün. O nedenle Ağrı’da araç kiralamanın faydasını en fazla hissettiren bölgelerden biri burası.

Balık Gölü
Ağrı’da kalabalıktan gerçekten uzaklaşmak istediğim bir rota hazırlasam Balık Gölü’nü ilk sıralara koyarım. Taşlıçay’a yaklaşık 26 kilometre uzaklıktaki göl 2.241 metre rakımda ve Türkiye’nin yüksek rakımlı göllerinden biri.
Gölün çevresi şehir parkı gibi düzenlenmiş bir alan değil. Ben yanıma su, atıştırmalık ve rüzgara karşı ince bir katman almadan gitmezdim. Yaz ortasında bile yüksek rakım kendini belli ediyor.

Diyadin Kanyonu
Diyadin’e geçtiğimde benim asıl ilgimi çeken üçlü kanyon, Kudret Köprüsü ve kaplıcalar oluyor. Murat Nehri’nin oluşturduğu vadi yapısı Ağrı’nın daha sert ve dramatik yüzünü gösteriyor.
Fotoğraf için öğlenin dik ışığı yerine sabah veya akşama yakın saatleri tercih etmek daha iyi sonuç veriyor. Kanyon çevresinde korumasız ve eğimli bölümler bulunabileceği için çocuklu ailelerin daha dikkatli hareket etmesi gerekiyor.

Kudret Köprüsü
Diyadin Kanyonu rotasının içinde mutlaka uğradığım noktalardan biri olarak düşünürdüm. Murat Nehri üzerindeki doğal kaya oluşumu, çevredeki termal kaynaklarla birlikte oldukça farklı bir manzara ortaya çıkarıyor.
Burayı ayrıca bir güne ayırmaya gerek yok. Diyadin Kaplıcaları ve kanyonla aynı gün gezmek hem yakıt hem de zaman açısından çok daha mantıklı.

Diyadin Kaplıcaları
Diyadin’in asıl sürprizi termal alan. Kaplıcalar ilçe merkezinin yaklaşık 5 kilometre dışında ve tek bir tesisten oluşmuyor. Yılanlı, Davut, Tunca ve Köprü gibi farklı kaynaklar geniş bir bölgeye yayılmış durumda. Resmi bilgilerde termal su sıcaklığının 72-78°C düzeyine ulaşabildiği belirtiliyor.

Burada tek fiyat yazmayı doğru bulmuyorum çünkü hamam, havuz ve konaklama ücretleri seçtiğiniz işletmeye göre değişiyor. Ben bütçeyi hazırlarken kaplıcayı sabit bir “giriş bileti” gibi değil, seçilecek tesis üzerinden hesaplarım.
Diyadin Kalesi
Diyadin’i yalnızca kaplıca için ziyaret etmek bence eksik kalıyor. Diyadin Kalesi çevredeki tarih katmanını görmek için kısa bir durak.
Kale ve çevresindeki arazi için rahat ayakkabı gerekiyor. Ben burayı Meya Mağaraları ile aynı güne sıkıştırmak yerine, kaplıca ve kanyon programına yakın tutarım.

Meya Günbuldu Mağaraları
Ağrı’nın daha az bilinen ama gerçekten merak uyandıran rotalarından biri. Kayalara oyulmuş mekanlar, mezarlar ve yaşam izleri nedeniyle standart bir mağara gezisinden farklı.
Erişim kısmı daha zahmetli olduğu için ben bu noktayı yaşlı ziyaretçiler veya küçük çocuklarla yapılacak kolay rota kategorisine koymam.

Toklucak Kalesi
Toklucak Kalesi’nde beni rota açısından en fazla düşündüren konu ulaşım ve yürüyüş kısmı olur. Yüksek kaya üzerindeki konumu güzel manzara sağlıyor ancak herkes için kolay bir ziyaret değil.
Diyadin’de zamanı bol olan, arkeolojiye ve daha az bilinen yapılara meraklı gezginlere bırakılabilecek bir durak.

Murat Nehri
Murat Nehri’ni Ağrı’da tek bir “gezilecek yer” olarak işaretlemek aslında zor. Nehir özellikle Diyadin çevresindeki kanyon, kaplıca ve doğal oluşumların ana karakterini belirliyor.
Ben ayrıca nehir görmek için kilometre yapmaktansa Diyadin rotasının içinde güzel bir seyir ve mola noktası seçmeyi tercih ederim.

İbrahim Paşa Kümbeti
Hamur tarafına geçiyorsanız İbrahim Paşa Kümbeti, diğer adıyla Hamur Kümbeti, kısa ama anlamlı bir tarih durağı.
Taş mimariye merakınız varsa uğramaya değer. Sadece popüler yerleri görmek isteyen ilk kez gelen bir gezgin içinse İshak Paşa Sarayı ve Doğubayazıt rotasının gerisinde tutarım.

Hamur Mağarası ve Hamur Deresi
Hamur ilçesi, Ağrı merkezden çıkıp kısa bir çevre gezisi yapmak isteyenler için değerlendirilebilir. Mağara, dere çevresi ve İbrahim Paşa Kümbeti aynı hatta birleştiği için tek tek gitmek yerine küçük bir Hamur rotası yapmak daha keyifli.
Giriktepe Höyüğü
Patnos çevresindeki arkeolojik alanlara meraklıysanız Giriktepe Höyüğü listenizde olmalı. Urartu dönemine uzanan kalıntılarıyla bölgenin tarihinin yalnızca Osmanlı ve Selçuklu yapılarından ibaret olmadığını hatırlatıyor.

Anzavur Tepe
Giriktepe’ye kadar gitmişken Anzavur Tepe’yi ayrıca değerlendirmek mantıklı. Ben iki alanı aynı gün görmeyi tercih ederim. Böylece Patnos’a yapılan yol daha verimli hale geliyor.

Atabindi Kaya Mezarları
Tutak tarafındaki Atabindi Kaya Mezarları, kayaya oyulmuş yapıları nedeniyle arkeoloji meraklıları için Ağrı’nın daha sıra dışı noktalarından.
Burada konforlu turistik tesis beklentisini düşük tutmak gerekiyor. Araziye uygun ayakkabı ve gündüz ziyareti benim için temel şart olur.

Avnik Kalesi
Avnik Kalesi sarp kayalık konumuyla fotoğraf açısından dikkat çekici. Fakat kolay ulaşılır, restore edilmiş ve korkuluklarla çevrilmiş bir kale deneyimi beklememek gerekiyor.
Ben kaleye tırmanmayı düşünmeden önce arazi ve güvenlik koşullarını yerinde değerlendiririm.

Karlıca Kalesi
Şoşik Kalesi adıyla da bilinen Karlıca Kalesi, Ağrı merkez çevresindeki daha sakin tarih duraklarından. Büyük bölümü günümüze ulaşmadığı için burası “görkemli kale” beklentisinden çok kalıntı ve manzara rotası.

Karagöz Kilisesi
Tutak sınırlarındaki kaya kilisesi, bölgenin kültürel çeşitliliğini görmek isteyenlerin ilgisini çekebilir. Ben Atabindi ile birlikte planlayarak Tutak’a ayrılan günü daha verimli kullanırım.

Taşlıçay Üç Kilise
Balık Gölü yönüne gidiyorsanız Taşlıçay çevresindeki tarih noktalarını da plana katabilirsiniz. Üç Kilise kalıntıları özellikle inanç tarihi ve yerel anlatılarla ilgilenenlere hitap ediyor.

Toprakkale Camii
Eleşkirt’teki Toprakkale Camii, daha sakin ve mimari ağırlıklı bir durak. İlk kez Ağrı’ya geliyorsanız önceliği Doğubayazıt’a veririm; ikinci veya üçüncü ziyaretlerde bu tür çevre rotaları daha anlamlı hale geliyor.

Doğubayazıt Kent Evi ve Müzesi
Doğubayazıt’ın yalnızca anıtsal yapılarını değil, geleneksel yaşam kültürünü de görmek isteyenler için güzel bir tamamlayıcı durak.
Ben yağışlı veya çok soğuk havalarda açık alan programının arasına müze ziyaretini koymayı özellikle mantıklı buluyorum.

Altınçayır Deresi
Şehir merkezinden çok uzaklaşmadan doğaya çıkmak isteyenler için değerlendirilebilir. Burası Ağrı’nın büyük turistik ikonlarından biri değil; tam tersine daha sakin bir mola alanı.

Keşişin Bahçesi
Kurak ve yüksek rakımlı coğrafyanın içinde yeşil dokusuyla ayrışan Keşişin Bahçesi, bölgenin yerel hikayeleriyle birlikte anlam kazanıyor. Kerem ile Aslı anlatısıyla ilişkilendirilen yerlerden biri.

Küçükağrı Dağı
Küçükağrı’yı sıradan bir yürüyüş parkuru gibi değerlendirmem. Dağlık ve sınır bölgesindeki konumu nedeniyle plan, rota ve güncel erişim şartları önceden kontrol edilmeli.
Fotoğraf içinse Ağrı Dağı ile birlikte oluşturduğu siluet bölgenin en güzel görüntülerinden birini veriyor.

Tendürek Dağı
Tendürek, Ağrı ile Van arasında uzanan volkanik coğrafyanın en etkileyici parçalarından. Trekking veya dağ rotası planlayanların hazırlıksız hareket etmemesi gerekiyor.
Ben burayı normal şehir gezisinin içine sıkıştırmak yerine ayrı bir doğa günü olarak düşünürüm.

Küpkıran Kayak Merkezi
Kışın Ağrı’ya gidiyorsanız Küpkıran, şehir merkezine yakınlığı sayesinde en pratik kar aktivitelerinden biri.
2025-2026 sezonunda yetişkin gündüz kayağı hafta içi 500 TL, hafta sonu 800 TL seviyesindeydi. Öğrenci için aynı tarifeler 400 TL ve 600 TL; snowboard kiralaması 1.000 TL, kızak ise saatlik hafta içi 150 TL, hafta sonu 200 TL seviyesindeydi. Alt-üst kayak kıyafeti için 700 TL civarında bütçe ayırmak gerekiyordu. Yeni kış sezonunda fiyatların yeniden belirlenmesi normal.
Bu nedenle ben kayak gününü “yalnızca pist ücreti” üzerinden hesaplamam. Ekipman, kıyafet, yemek ve ulaşımı eklediğinizde günlük bütçe hızlı yükseliyor.

Bubi Dağı Kayak Merkezi
Bubi Dağı da Ağrı’nın kış sporları seçenekleri arasında geçiyor. Ancak kayak merkezlerinde pistlerin ve mekanik tesislerin durumu yıldan yıla değişebildiği için kış rotasında yola çıkmadan önce o sezonki işletme durumunu kontrol etmek gerekiyor. Mevcut Gezimaris içeriği Bubi Dağı’nı da kış rotaları arasında sayıyor.

Ağrı’da Benim Öncelik Vereceğim 10 Yer
İlk kez gidecek olsam 34 yerin tamamının peşine düşmem. Önceliğimi İshak Paşa Sarayı, Ahmed-i Hani Türbesi, Doğubayazıt Kalesi ve Eski Bayezid Camii, Nuh’un Gemisi oluşumu, Ağrı Dağı manzarası, Balık Gölü, Diyadin Kanyonu, Kudret Köprüsü, Diyadin Kaplıcaları ve mevsim uygunsa Küpkıran Kayak Merkezi şeklinde kurarım.
Bu liste Ağrı’nın tarih, doğa ve termal tarafını birkaç güne sığdırmak için bana göre en dengeli seçenek.
Ağrı İçin 1 Günlük Gezi Rotası
Tek günüm varsa hiç dağılmadan Doğubayazıt’a odaklanırım. Sabah İshak Paşa Sarayı, ardından Ahmed-i Hani Türbesi, Eski Bayezid Camii ve Doğubayazıt Kalesi çevresi; öğleden sonra Nuh’un Gemisi oluşumu ve vakit kalırsa Meteor Çukuru benim için yeterli.
Bir güne Balık Gölü veya Diyadin’i de eklemek kağıt üzerinde mümkün görünse bile araçta gereksiz zaman harcatıyor.
Ağrı İçin 2 Günlük Gezi Rotası
İlk gün Doğubayazıt rotasını tamamlarım.
İkinci gün erken saatte Diyadin’e geçip Diyadin Kanyonu, Kudret Köprüsü ve kaplıca alanını birlikte gezerim. Meya Mağaraları’nı ekleyeceksem gün ışığını iyi hesaplarım.
Ağrı İçin 3 Günlük Gezi Rotası
Üçüncü günü Balık Gölü’ne ayırmak benim favorim olur. Özellikle ilkbahar sonu ve yaz döneminde Doğubayazıt’ın tarihi dokusundan sonra Balık Gölü’nün açık ve sakin manzarası güzel bir kapanış sağlıyor.
Kışın ise üçüncü gün için Küpkıran Kayak Merkezi daha mantıklı bir alternatif.
Ağrı’da Güncel Fiyatlardan Birkaç Gerçekçi Örnek
Ağrı’da gezilecek doğal alanların önemli bölümü için klasik müze bileti mantığı yok. Bütçeyi asıl değiştiren kalemler İshak Paşa Sarayı, kayak aktiviteleri, araç ve özel işletmeler oluyor.
2026 itibarıyla İshak Paşa Sarayı’nda Müzekart geçiyor; kart kullanmayan ziyaretçi için bilet 3 Euro. T.C. vatandaşlarına sunulan Müzekart’ın bedeli 200 TL. Kışın Küpkıran’da ise 2025-2026 sezonunda yetişkin kayak ücreti hafta içi 500 TL, hafta sonu 800 TL seviyesindeydi; snowboard için 1.000 TL, kızak için saatlik 150-200 TL bütçe gerekiyordu.
Diyadin Kaplıcaları gibi işletmeli alanlarda tek rakam vermem. Hangi havuzu veya tesisi seçtiğiniz, özel bölüm kullanıp kullanmadığınız ve konaklama tercih ettiğiniz ücret üzerinde doğrudan etkili.
Ağrı’da Araç Gerekir mi?
Bence Ağrı’da gezinin kaderini araç belirliyor. Doğubayazıt’ın kendi içindeki birkaç noktayı yakın şekilde planlamak mümkün ama Ağrı merkez, Diyadin, Balık Gölü ve Doğubayazıt arasında gezecekseniz özel araç veya kiralık araç ciddi rahatlık sağlıyor.
Balık Gölü’nün Taşlıçay’a 26 kilometre, Doğubayazıt’a yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta olması bile il genelinde mesafelerin neden dikkatle planlanması gerektiğini gösteriyor.
Ağrı’ya Ne Zaman Gidilir?
Ben kültür ve doğa ağırlıklı bir Ağrı gezisi için haziran ile eylül arasını daha rahat bulurum. Yüksek rakım nedeniyle akşam sıcaklığı yazın bile hızlı düşebiliyor.
Kışın seyahatin karakteri tamamen değişiyor. Kayak merkezleri öne çıkıyor fakat uzak ilçelere giden yollarda kar ve buz programı etkileyebilir.
İshak Paşa Sarayı gibi taş yapılarda yazın öğle güneşi sert olduğu için sabah saatlerini, Balık Gölü ve yüksek rakımlı doğa rotalarında ise gündüzü tercih ederim.
Ağrı Gezisinde Yapmamanızı Önerdiğim Şeyler
34 yeri iki güne sıkıştırmaya çalışmayın. Ağrı’da kilometre hesabı yanıltıcı olabiliyor ve ilçeler arasında ciddi zaman kaybediliyor. Dağ, mağara ve kale rotalarına şehir içi park gezer gibi hazırlıksız çıkmayın. Nuh’un Gemisi ve Meteor Çukuru gibi tartışmalı oluşumları da kesin bilimsel gerçekmiş gibi değil, bölgenin doğal ve kültürel hikayesinin parçası olarak değerlendirin.
Bir diğer önemli nokta telefon çekim gücü. Uzak doğa noktalarında bağlantının her yerde aynı düzeyde olacağını varsaymam; çevrim dışı haritayı telefona indirmek benim gezi hazırlığında yaptığım ilk işlerden biri olur.
Ağrı bence “şehir merkezinde iki saat dolaşıp tamamladım” denilecek destinasyonlardan değil. Asıl hikaye Doğubayazıt’ta, Diyadin’in termal ve volkanik coğrafyasında, Balık Gölü’nün yüksek rakımlı sessizliğinde ve Ağrı Dağı’nın çevresinde başlıyor.
İlk ziyaret için 2 gün alt sınır, 3 gün ise çok daha dengeli. Bir gününüz varsa Doğubayazıt’tan şaşmayın. İki gününüz varsa Diyadin’i ekleyin. Üçüncü günü Balık Gölü’ne veya mevsime göre kayak rotasına ayırın. Böyle yaptığınızda Ağrı’yı yalnızca “Ağrı Dağı’nın bulunduğu şehir” olarak değil, birbirinden oldukça farklı coğrafyaları aynı yolculukta sunan bir Doğu Anadolu rotası olarak görmeye başlıyorsunuz.