Gezilecek Yerler

“Gezimaris’in gezilecek yerler rehberinde Afrika’dan Asya’ya, Türkiye’den Amerika’ya en güzel şehirleri ve görülmesi gereken noktaları keşfedin.”

St Petersburg’te bazı binalar, kapısından içeri girince fısıldar. Şeremetevskiy Sarayı da böyle bir yer. Fontanka kıyısındaki bu saray, şehrin eski soylu hafızasıdır. Dışarıda suyun serinliği, içeride müziğin izi var. Merdivenlerden yükselirken, ayak sesiniz bile yankı yapar. Salonlarda bir dönem balolar düzenlenmiş, konuklar sabaha kadar dans etmiş. Bugün ise aynı odalarda...
13.05.2026
0
30
Peterhof’a ilk kez giden çoğu kişi, büyük şelaleye koşar. Benim aklım ise hep daha sakin köşelere kayar. Marly Sarayı tam da böyle bir yer. Gürültülü kalabalıktan birkaç adım uzakta durur. Dışarıdan bakınca küçük, hatta mütevazı görünür. Ama yaklaşınca ince bir zarafet hissedersiniz. Göl aynası gibi su, sarayı iki kat güzelleştirir....
13.05.2026
0
34
Neva Nehri Kıyıları, Saint Petersburg’un kalbinde uzanan bir yürüyüş sahnesi. Şehir burada nefes alır, suyun ritmiyle yavaşlar. Gündüzleri granit setlere vuran ışık göz alır. Akşamları köprüler aydınlanır, su yüzeyi ipek gibi olur. Bir bank bulursunuz, oturup uzun süre bakarsınız. Yanınızdan bisikletliler geçer, turistler durup fotoğraf çeker. Bazen bir tekne süzülür,...
13.05.2026
0
52
Neva Nehri’nin rüzgârı burada daha serin eser. Vasilievsky Adası’nın ucu, şehre bir sahne kurar. Adı da bu yüzden Strelka’dır, yani “ok ucu”. Sular iki yana ayrılırken manzara birden genişler. Karşıda Kış Sarayı çizgisi, sisle bile kendini belli eder. Bir adım atarsınız, Petersburg kartpostala dönüşür. Tam bu noktada küçük ama anlamlı...
13.05.2026
0
39
Londra’da ilk kez Thames kıyısına indiğiniz anı hatırlayın. Rüzgâr yüzünüze çarpar, şehir ışıkları suya karışır. Tam o sırada London Eye yavaşça dönmeye başlar. Kocaman bir teker gibi görünür, ama daha çok bir sahne gibidir. Her kapsül, şehri farklı bir açıdan anlatır. Aşağıda kalabalık akar, yukarıda zaman biraz yavaşlar. Benim için...
13.05.2026
0
39
Londra’da yağmur başlasa bile moraliniz kolay kolay bozulmaz. Çünkü South Kensington’da kapısından girince zaman değişir. Londra Doğa Tarihi Müzesi, daha ilk adımda insanı çarpar. Taş kemerler, yüksek tavanlar ve yankılı bir sessizlik karşılar. Çocukların heyecanı, yetişkinlerin merakıyla karışır. Bir köşede dinozor kükremesi duyulur, diğerinde fosil fısıltısı. Benim için burası, “Londra...
13.05.2026
0
31
Londra’da gökyüzüne yakın bir bahçe hayal edin, üstelik tamamen ücretsiz. Sky Garden, şehrin kalbinde, camların ardında saklı bir sürpriz. Kulelerin arasında yükselirken, Thames’in kıvrımını bir harita gibi görürsünüz. Aşağıda kırmızı otobüsler akar, yukarıda sakin bir tropik hava vardır. Bazen Londra gri olur, ama burada yeşil hep canlı kalır. İlk kez...
13.05.2026
0
49
Manavgat’ta gece hayatı denince akla tek bir tarz gelmiyor; sahil havası, canlı müzik, pub kültürü ve “geceye uzun uzun yayılan” mekânlar aynı bölgede bir arada. Özellikle Side çevresi, listelerde öne çıkan noktaların toplandığı yer gibi; kısa mesafede farklı konseptler deneyebiliyorsunuz. Bir akşamı sakin sohbetle başlatıp ilerleyen saatlerde müziği yükseltmek de...
10.05.2026
0
58
Manavgat’ı ben yalnızca “şelaleye gidip dönülen” bir Antalya durağı gibi değil; Side’nin antik atmosferi, nehir kıyısı, kanyonları, pazarları ve geniş sahil bandıyla birkaç güne yayılan rahat bir Akdeniz rotası olarak planlarım. İlk kez gidenler için 2 gün yeterli, deniz tatiliyle birleştirilecekse 3-4 gün çok daha keyifli olur. Ben konaklamada Side,...
09.05.2026
0
47
Marmaris’te yaşayınca insan Akdeniz kasabalarına karşı biraz seçici oluyor. Ama Side’ye her gidişimde aynı şeyi hissediyorum: burası sadece deniz tatili yapılacak bir yer değil, antik taşların arasından yürüyüp akşam aynı gün batımını limanda izleyebileceğiniz çok özel bir Akdeniz durağı. Donetsk’in sert kışlarından, St. Petersburg’un uzun yürüyüşlerinden ve Moskova’nın büyük şehir...
08.05.2026
0
50
Yunanistan, Akdeniz’in en çok merak edilen ülkelerinden biridir. Antik kentleri, beyaz badanalı ada evleri, masmavi koyları, mitolojik hikâyeleri ve canlı sokak kültürüyle her yıl milyonlarca gezgini kendine çeker. Atina’dan Selanik’e, Santorini’den Rodos’a kadar ülkenin her köşesinde tarih ile günlük yaşam iç içe geçer. Yunanistan denildiğinde akla çoğu zaman antik tapınaklar,...
04.05.2026
0
76
Alanya’nın sahil hattında gezdikten sonra iç kesimlere doğru sapınca bambaşka bir dünya açılır. Deniz kokusu azalır, yerini çam ve toprak kokusu alır. Yol bazen daralır, virajlar artar, manzara genişler. Köylerin içinden geçerken hayatın ritmi yavaşlar. Bir bakkal önü sohbeti, bir çeşme başı telaşı görürsünüz. İşte Mahmutseydi Camii tam bu sakinliğin...
03.05.2026
0
25
Alanya denince akla önce deniz geliyor, biliyorum. Ama ben en çok sessiz köşeleri seviyorum. Sitti Zeynep Türbesi de böyle bir durak. Kapısından içeri girince tempo birden düşüyor. Etraftaki sesler sanki geride kalıyor. Bu tür yerlerde insan ister istemez yavaşlıyor. Bir dilek, bir dua, bir nefes gibi. Alanya’nın hareketli yüzüne kısa...
03.05.2026
0
20
Alanya’ya ilk kez çıkan herkes aynı yerde durup nefes alır. Kale yokuşu, deniz kokusu, rüzgârın sesi birleşir. Sonra gözünüz, surların içindeki sakin bir köşeye kayar. İşte Süleymaniye Camii tam burada karşınıza çıkar. Gürültü bir anda geride kalır, adımlarınız yavaşlar. Avlusuna yaklaşırken taşların serinliğini hissedersiniz. Etrafta kediler dolaşır, gölgeler uzar, zaman...
03.05.2026
0
32
Polatlı’ya ben bir “Ankara’ya yakın kısa kaçamak” gibi değil, İç Anadolu’nun en güçlü tarih duraklarından biri gibi bakıyorum. Çünkü burada rota çok net: sabah Gordion ve Midas Tümülüsü, öğleden sonra Sakarya Meydan Muharebesi hattı, akşam da merkezde sade ama doyurucu bir yemek molası. İlk kez gidecek biri için 1 tam...
03.05.2026
0
77
Ankara denince çoğu kişi ilk olarak Anıtkabir’i düşünür. Oysa bozkırın içinde bambaşka bir hikâye var. Polatlı’ya doğru ilerledikçe şehir sesi yavaşça azalıyor. Yol kenarındaki tarlalar, rüzgârla dalga dalga değişiyor. Bir süre sonra ufuk çizgisi neredeyse dümdüz oluyor. Tam da bu sakinliğin ortasında Gordion Müzesi çıkıyor. Küçük görünüyor, ama içeri girince...
03.05.2026
0
28
Gordion ovasına ilk kez baktığımda, rüzgârın sesi bile tarih gibiydi. Uzakta yükselen dev toprak yığınını görünce, insan ister istemez susuyor. Midas Tümülüsü, dümdüz bozkırın ortasında bir sır gibi duruyor. Yaklaştıkça ölçeği daha da büyüyor, insanı küçültüyor. Burada zaman, saatle değil, katmanla ölçülüyor sanki. Bir adım atıyorsunuz, Friglerin ayak izine basıyorsunuz....
03.05.2026
0
58
Karadeniz’in yeşili bazen insanın içine bir sır bırakır. Sümela Manastırı da o sırların en ünlüsü. Maçka’da, Altındere Vadisi’nin dik yamacına tutunur. Aşağıda dere akar, yukarıda kayalar susar. Patikaya adım atınca sesler değişir, hava serinler. Çam kokusu, taş kokusuna karışır, yürüyüş uzar. Bir virajdan sonra manastır birden görünür, sanki havada asılı....
03.05.2026
0
37