Artvin’de Gezilecek Yerler: Rize’den Yola Çıkıp Tek Tek Gezdiklerim

17.08.2024
Güncelleme: 30.08.2026 20:03
325
A+
A-
Artvin’de Gezilecek Yerler: Rize’den Yola Çıkıp Tek Tek Gezdiklerim

Rize’de yaşayınca Artvin benim için haritada komşu şehir olmaktan çok daha fazlası oluyor. Canım biraz yeşil, biraz virajlı dağ yolu, biraz da telefonun çekmediği gerçek bir kaçış istediğinde kendimi sık sık Artvin tarafına sürerken buluyorum. Üstelik Artvin öyle bir şehir ki bir kez gidip “gezdim” demek pek mümkün değil. Arhavi başka, Borçka başka, Şavşat bambaşka bir rota istiyor. Yusufeli tarafına geçtiğimde ise doğanın rengi ve coğrafyanın karakteri tamamen değişiyor.

Karagöl-Sahara Milli Parkı

Şavşat’a her gittiğimde yol biraz uzun gelse de Karagöl’e ulaştığım anda bütün o virajları unutuyorum. Burası benim gözümde Artvin’in sadece fotoğraf çekilecek yerlerinden biri değil. Gölün kıyısına oturup hiçbir şey yapmadan yarım saat geçirmek bile başlı başına bir aktivite.

Milli park iki ayrı karakter taşıyor. Karagöl tarafında göl ve yoğun orman öne çıkarken Sahara tarafında yayla havası daha baskın. Şavşat merkezden Karagöl bölümüne yaklaşık 25 kilometrelik bir yol var. Resmi kayıtlarda parkın 3.250 hektardan büyük bir alanı kapsadığı, Karagöl bölümünde piknik, kamp ve konaklama olanaklarının bulunduğu belirtiliyor.

Ben özellikle sabah saatlerini seviyorum. Gün ilerledikçe ziyaretçi sayısı arttığı için gölün o sessiz halini yakalamak zorlaşıyor.

Giriş ücreti konusunda Ağustos 2026 notum: Yaya girişte 60 TL, otomobille girişte 180 TL ödeniyor. Motosikletle gelirseniz ücret 120 TL.

Karagöl-Sahara Milli Parkı

Mençuna Şelalesi

Arhavi’ye gelip Mençuna’yı görmeden dönmek bana göre rotayı yarım bırakmak gibi. Şelaleye kadar arabayla ulaşılmıyor. Aracı aşağıda bırakıp ormanın içine doğru yürümeye başladığımda zaten gezinin en sevdiğim kısmı başlıyor.

Patika yer yer yükseliyor ve özellikle nemli havalarda taşlar kayganlaşabiliyor. Ben spor ayakkabı yerine tabanı daha güçlü bir yürüyüş ayakkabısı tercih ediyorum. Yaklaşık 15-25 dakikalık yürüyüşten sonra şelalenin sesi iyice yükseliyor ve son virajı döndüğünüzde Mençuna karşınıza çıkıyor. Yaklaşık 90 metre yüksekten dökülen şelale özellikle ilkbaharda çok daha güçlü.

Buraya gelirken yanımda mutlaka su bulunduruyorum. Yazın bile orman içi serin oluyor ama çıkış sırasında nem insanı yorabiliyor.

Mençuna Şelalesi

Atatepe

Artvin merkezde kısa sürede güzel bir manzaraya ulaşmak istediğimde Atatepe benim ilk tercihlerimden biri. Şehrin dağların üzerine nasıl kurulduğunu burada çok daha iyi anlıyorum.

Buradaki dev Atatürk heykeli zaten uzaktan dikkat çekiyor ama benim için asıl güzel taraf seyir noktası. Özellikle güneşin alçalmaya başladığı saatlerde Artvin’in vadileri ve yamaçlara kurulu evleri çok daha etkileyici görünüyor. Kaynak rotada da Atatepe, şehir merkezine yakın panoramik manzara noktalarından biri olarak öne çıkarılıyor.

Fotoğraf çekeceksem öğle saatleri yerine akşamüstünü tercih ediyorum.

Atatepe

Çifte Köprüler

Mençuna’ya giderken Çifte Köprüler’de durmadan geçmek bana pek mümkün gelmiyor. Arhavi’nin yemyeşil doğasının ortasında yan yana duran iki tarihi taş köprü gerçekten çok güzel görünüyor.

Köprülerin Osmanlı döneminden kaldığı kabul ediliyor. Taş kemer yapıları, altlarından akan su ve çevredeki orman birleşince insan burada tahmin ettiğinden daha uzun süre oyalanıyor. Kaynak rotada da Çifte Köprüler ile Mençuna Şelalesi’nin aynı gün görülmesi öneriliyor.

Benim rota sıram genellikle Çifte Köprüler – Mençuna Şelalesi şeklinde oluyor. Böyle yaptığımda geri dönüşte ayrıca yol değiştirmeme gerek kalmıyor.

Barhal Kilisesi

Yusufeli tarafına geçtiğimde Artvin’in havası da manzarası da değişiyor. Barhal, bugünkü adıyla Altıparmak Köyü çevresi, benim Artvin’de en farklı hissettiğim yerlerden biri.

10.yüzyıla tarihlenen Barhal Kilisesi günümüzde cami olarak kullanılıyor. Yapının taş işçiliğine yakından bakınca bölgenin tarihinin sadece Osmanlı döneminden ibaret olmadığını çok net hissediyorum. Gürcü mimarisinin önemli örneklerinden biri kabul edilen yapı, kaynak rotada Yusufeli’nin öne çıkan tarihi duraklarından biri.

Buraya gelirken sadece yapıyı görüp dönmek yerine köy çevresinde biraz zaman ayırmak çok daha güzel oluyor.

Dolishane Kilisesi – Hamamlı Kilisesi

Artvin merkez çevresinde tarihi bir durak arıyorsam Dolishane Kilisesi’ni de rotaya ekliyorum. Hamamlı Köyü’ndeki yapı 10. yüzyıla tarihleniyor ve özellikle dış mimarisindeki taş işçiliği dikkatimi çekiyor.

İçeride ve cephede geçmişten kalan mimari ayrıntıları incelemek, Artvin’in ne kadar katmanlı bir tarihe sahip olduğunu hatırlatıyor. Kaynak içerikte de yapı Gürcü Krallığı döneminin izlerini taşıyan önemli duraklardan biri olarak anlatılıyor.

Maral Şelalesi

Macahel’e kadar gelmişken Maral Şelalesi’ni görmeden dönmeyi hiç sevmiyorum. Burası Mençuna’dan farklı bir deneyim. Yol daha zahmetli ama doğa da daha vahşi hissettiriyor.

Yaklaşık 63 metre yükseklikten dökülen şelale, Camili-Macahel havzasının yoğun bitki örtüsü içinde bulunuyor.

Maral tarafında benim en çok dikkat ettiğim konu yol şartları. Yağmurdan sonra bazı bölümler daha zor hale gelebiliyor. Bu nedenle Macahel rotasında acele etmeden, mümkünse gündüz saatlerinde hareket ediyorum.

Hatila Vadisi Milli Parkı

Artvin merkezden çok uzaklaşmadan dramatik bir vadi manzarası görmek istediğimde Hatila benim için en pratik rotalardan biri.

Hatila Vadisi’nin en çok bilinen noktası cam seyir terası. Vadinin üzerine doğru uzanan terasa çıktığımda aşağıya bakmak ilk birkaç saniye biraz garip hissettiriyor. Yükseklik korkusu olanların kenara yaklaşırken zorlandığını çok gördüm.

Milli park 16.943 hektardan büyük bir alan kaplıyor ve Artvin Merkez sınırlarında bulunuyor.

2026 giriş ücretinde ben otomobille gittiğimde 180 TL ödedim. Yaya giriş 60 TL, motosiklet girişi ise 120 TL düzeyinde.

 Şavşat Karagöl

Artvin’de “Karagöl’e gittim” dediğimde hangi Karagöl olduğunu özellikle söylüyorum. Çünkü Borçka Karagöl ile Şavşat’taki Karagöl aynı yer değil.

Şavşat Karagöl bana daha sakin ve düzenli bir göl deneyimi veriyor. Göl çevresinde yürümek, kıyıda oturmak ve ormanın sudaki yansımasını izlemek burada yapmayı en sevdiğim şeyler. Kışın kar altında bambaşka görünse de ben ulaşım rahatlığı nedeniyle yaz sonu ve sonbahar başını daha çok seviyorum. Kaynak içerikte de Şavşat Karagöl, sakin atmosferi ve göl çevresi yürüyüşleriyle öne çıkarılıyor.

Burası Karagöl-Sahara Milli Parkı’nın Karagöl bölümünde yer aldığı için 2026’da otomobille giriş 180 TL, yaya giriş 60 TL düzeyinde.

Ardanuç Kalesi

Ardanuç’a girdiğimde ilk dikkatimi çeken şey coğrafyanın sertliği oluyor. Ardanuç Kalesi de tam bu manzaraya yakışan bir noktada.

Kaynak içerikte kalenin geçmişi 5. yüzyıla kadar götürülüyor ve stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca farklı güçlerin kontrolüne geçtiği belirtiliyor.

Ben burayı özellikle Cehennem Deresi Kanyonu ile aynı güne koyuyorum. Böylece Artvin merkezden Ardanuç yönüne yaptığım yolu iki önemli durakla değerlendirmiş oluyorum.

İskenderpaşa Camii

Artvin rotası tamamen göllerden ve yaylalardan ibaret değil. Şehir içinde gezerken İskenderpaşa Camii, biraz durup Artvin’in kent tarihine bakmak için güzel bir nokta.

Kaynak içerikte yapı 16. yüzyıl Osmanlı dönemine tarihleniyor ve ahşap işçiliğiyle öne çıkarılıyor.

Ben merkez gezisini Atatepe ile birleştiriyorum. Böylece uzun araç yolculuğuna çıkmadan Artvin merkezde birkaç saatlik kompakt bir rota oluşturabiliyorum.

Papart Vadisi

Papart, Artvin’de biraz daha sessizlik aradığım zamanlarda sevdiğim rotalardan. Borçka tarafındaki yoğun yeşil burada da devam ediyor ancak kalabalık turistik noktalara göre daha sakin bir hava yakalayabiliyorum.

Vadide yürüyüş ve doğa fotoğrafçılığı öne çıkıyor. Papart Yaylası da özellikle yaz döneminde rotaya eklenebilecek yerlerden biri.

Bu tür yayla yollarında benim değişmeyen kuralım hava durumunu kontrol etmek. Rize’de yaşayınca sabah güneşli olan havanın öğleden sonra nasıl değişebildiğini çok iyi biliyorum.

Macahel – Camili Köyü

Artvin’de bana “tek bir yer seç” denildiğinde karar vermekte en çok zorlandığım yerlerden biri Macahel olur.

Camili Havzası Türkiye’nin ilk biyosfer rezervi olarak biliniyor. Geleneksel ahşap evler, yoğun ormanlar, dereler ve dağlar bir araya gelince gerçekten Karadeniz’in başka bir yüzünü görüyorum. Kaynak içerik de Macahel’i doğal güzellikleri ve biyolojik çeşitliliğiyle rotanın temel duraklarından biri olarak ele alıyor.

Ben Macahel’i günübirlik sıkıştırmayı sevmiyorum. Yol virajlı ve manzaralı olduğu için sürekli durmak istiyorum. En az bir gece ayırınca hem Camili’yi hem Maral Şelalesi’ni çok daha rahat geziyorum.

İşhan Kilisesi

Yusufeli çevresindeki tarihi yapılardan biri de İşhan Kilisesi. Kaynak içerikte yapı 9. yüzyıla tarihleniyor ve Gürcü Krallığı döneminden kalan önemli eserlerden biri olarak tanımlanıyor.

Bu bölgeye geldiğimde sadece bir tarihi eser görmüş gibi hissetmiyorum. Dağların arasında bu ölçekte yapıların yüzyıllar önce nasıl inşa edildiğini düşünmek bile yolculuğun havasını değiştiriyor.

Berta Köprüsü

Artvin’in tarihi taş köprülerine karşı ayrı bir ilgim var. Berta Köprüsü de Ardanuç yönündeki rotada mola vermeyi sevdiğim noktalardan biri.

Kaynak sayfada Osmanlı dönemine ait taş köprülerden biri olarak anlatılıyor.

Köprü için saatler ayırmak gerekmiyor ancak aynı yönde ilerliyorsam kesinlikle uğruyorum. Artvin’de zaten en güzel anların bir kısmı böyle kısa yol üstü duraklarında çıkıyor.

Otingo Kaplıcaları

Borçka çevresinde doğa rotalarının arasına biraz dinlenme eklemek isteyenler için Otingo farklı bir alternatif. Bölge doğal termal sularıyla biliniyor. Kaynak içerikte de Otingo, Borçka’nın termal su kaynaklarıyla öne çıkan noktalarından biri olarak yer alıyor.

Buradaki işletme ve kullanım koşulları dönemsel değişebildiği için sabit bir ücret vermeyi doğru bulmuyorum. Gitmeden hemen önce açık olup olmadığını ve güncel kullanım koşullarını öğrenmek benim burada uyguladığım en güvenli yöntem.

Borçka Karagöl

Rize’den çıktığımda Artvin’de ulaşması en kolay büyük doğa duraklarından biri Borçka Karagöl oluyor. Borçka merkezden yaklaşık 25 kilometre içeride. Yolun son bölümlerinde virajlar artıyor ama göle vardığımda manzara gerçekten buna değiyor. DKMP kayıtlarına göre göl, 19. yüzyıl başlarında meydana gelen heyelan sonucunda oluşmuş bir heyelan set gölü.

Ben göl çevresinde mutlaka yürüyüş yapıyorum. Sadece giriş bölümünde durup fotoğraf çekip dönünce buranın asıl atmosferi kaçıyor.

Ağustos 2026’da girişte ödediğim ücret otomobil için 180 TL oldu. Yaya gelirseniz 60 TL, motosikletle gelirseniz 120 TL.

Hafta sonu gideceksem sabah erken saati özellikle tercih ediyorum.

Cehennem Deresi Kanyonu

Adı biraz ürkütücü ama Ardanuç tarafında gördüğüm en ilginç doğal oluşumlardan biri Cehennem Deresi Kanyonu.

Kanyon yaklaşık 31,8 hektarlık korunan alan içinde bulunuyor. İçeride daralan kaya duvarları arasında yürürken Artvin’in yemyeşil yüzünden çok daha farklı, sert bir coğrafyanın içine giriyorum. Resmi doğa turizmi kaynağı da alanın jeolojik ve jeomorfolojik oluşumları nedeniyle korunduğunu belirtiyor.

Burada kaymayan tabanlı ayakkabı kullanmak benim için önemli. Islak zeminde bazı bölümler rahatsız edici olabiliyor.

2026 tarifesinde yaya giriş 60 TL, otomobil girişi 180 TL, motosiklet girişi 120 TL düzeyinde.

Karçal Dağları

Karçal Dağları benim gözümde klasik “gezilecek yer” kategorisinden biraz farklı. Buraya gelip yarım saat fotoğraf çekip dönmek yerine doğrudan doğanın içine giriyorum.

Dağlık alan zengin bitki örtüsü ve yaban hayatıyla öne çıkıyor. Özellikle yaz aylarında trekking ve kamp için tercih ediliyor.

Bu bölgede plansız yürüyüş yapmayı önermiyorum. Sis çok hızlı gelebiliyor. Rize yaylalarından alışkın olduğum bir durum olsa da Karçal gibi yüksek dağ rotalarında GPS, uygun ekipman ve mümkünse bölgeyi bilen biriyle ilerlemek çok daha güvenli.

Savangin Çayı

Arhavi’nin daha sakin köşelerini seviyorsanız Savangin Çayı hoşunuza gidebilir. Kaynak rotada burası doğa yürüyüşü, piknik ve yaz aylarında serinlemek için değerlendirilebilecek bir alan olarak öneriliyor.

Ben Arhavi’de zamanı sadece Mençuna’ya ayırmak yerine çevredeki dere ve köy yollarına da biraz vakit bırakmayı seviyorum. Çünkü Artvin’in en güzel tarafı bazen turistik noktadan çok iki nokta arasındaki yol oluyor.

Şavşat Kalesi

Şavşat’a gidip sadece Karagöl’ü görüp dönmek bana hep eksik geliyor. Şavşat Kalesi, ilçenin tarihi tarafını da rotaya katmak için güzel bir durak.

Kaynak içerikte kale 9. yüzyıla tarihleniyor ve bölgenin önemli tarihi yapılarından biri olarak gösteriliyor.

Karagöl dönüşünde zamanım varsa kaleye uğrayıp günü burada tamamlamayı seviyorum.

Livane Kalesi

Artvin merkez çevresindeki tarihi duraklardan biri olan Livane Kalesi, Çoruh’a hakim konumuyla dikkat çekiyor. Kaynak içerikte yapının 10. yüzyıla tarihlendiği ve Artvin’in tarihini anlamak açısından önemli olduğu belirtiliyor.

Artvin’de beni en çok etkileyen şeylerden biri de bu zaten. Bir tarafta kilometrelerce uzanan orman ve vadiler varken birkaç kilometre sonra yüzyıllar öncesinden kalan bir yapının karşıma çıkması bu şehri sıradan bir doğa destinasyonundan ayırıyor.

Artvin’de Kaç Gün Kalınır?

Ben Artvin için 1 günlük plan yapmayı pek sevmiyorum. Mesafeler haritada kısa görünebiliyor ama virajlı yollar nedeniyle ulaşım süreleri uzuyor. Özellikle Macahel, Şavşat ve Yusufeli aynı güne kesinlikle sıkıştırılmamalı.

Ben olsam en az 3-4 gün ayırırım:

  • 1.gün: Arhavi – Çifte Köprüler – Mençuna Şelalesi
  • 2.gün: Borçka Karagöl – Macahel – Camili
  • 3.gün: Artvin Merkez – Atatepe – Hatila Vadisi
  • 4.gün: Şavşat – Karagöl – Şavşat Kalesi

Yusufeli ve Ardanuç’u da detaylı görmek istiyorsam rotayı 5-6 güne çıkarırım.

Artvin’e Ne Zaman Gidilir?

Benim en sevdiğim dönem mayıs sonundan ekim başına kadar olan zaman. İlkbaharda şelaleler güçlü akıyor, yazın yayla yollarına ulaşım kolaylaşıyor, sonbaharda ise özellikle Karagöller çevresinde renkler çok güzel oluyor.

Rize’den geldiğim için yağmura alışığım ama Artvin’de yağmur yalnızca ıslanmak anlamına gelmiyor. Toprak yollar, patikalar ve sis nedeniyle rota bir anda değişebiliyor. Bu yüzden özellikle Macahel, Maral ve yüksek yayla rotalarında hava durumunu ciddiye alıyorum.

Artvin’i gezerken en büyük hatam ilk zamanlarda çok fazla yeri aynı güne sığdırmaya çalışmaktı. Sonradan şunu öğrendim: Artvin hızlı gezilecek bir şehir değil. Burada yol da gezinin bir parçası.

Karagöl’de göl kenarında biraz fazla oturmak, Mençuna yolunda ormanın sesini dinlemek, Şavşat’a giderken manzara için arabayı kenara çekmek ya da Macahel’de telefonun çekmediği birkaç saati sorun etmemek gerekiyor. Ben Artvin’i tam da bu yüzden seviyorum.

Fiyat notu: Ağustos 2026 itibarıyla DKMP’nin Artvin’deki Borçka Karagöl Tabiat Parkı, Karagöl-Sahara Milli Parkı, Hatila Vadisi Milli Parkı ve Cehennem Deresi Kanyonu gibi korunan alanlarında güncel tarife yaya için 60 TL, motosiklet için 120 TL ve otomobil için 180 TL seviyesinde. Ücretler dönem içinde değişebileceği için uzun süre sonra yapılacak seyahatlerde yeniden kontrol etmekte fayda var. 

Marmaris’in deniz kokusunu, Rize’nin yeşile karışan yayla havasını hayatımızın iki güzel durağı gibi görüyoruz. Biz Tuğba ve Oğuzhan; fırsat buldukça yollara düşen, yeni şehirlerin sokaklarında kaybolmayı, tarihi yerlerde geçmişin izini sürmeyi ve doğanın içinde gerçek bir nefes almayı seven iki gezginiz. Gezdiğimiz yerleri sadece anlatmakla kalmıyor, bizzat deneyimlediğimiz halleriyle paylaşmaya çalışıyoruz. Bir müzenin sessiz koridorundan, bir yayla yolunun sisli virajına; sahil kasabalarından tarihi meydanlara kadar gördüğümüz her noktayı kendi gözümüzden, samimi ve anlaşılır bir dille aktarıyoruz. Seyahat bizim için sadece yeni yerler görmek değil, aynı zamanda farklı kültürleri tanımak, yerel hayatı hissetmek ve her rotadan küçük bir hikâyeyle dönmek demek. Gezimaris’te yazdığımız içeriklerde amacımız, okuyuculara klasik bilgilerden fazlasını sunmak. Gittiğimiz yerlerde neye dikkat edilmeli, nereler gerçekten görülmeye değer, hangi rotalar daha keyifli ilerler gibi sorulara kendi tecrübelerimizle cevap vermeye çalışıyoruz. Marmaris’in sıcak kıyılarından Rize’nin serin yaylalarına uzanan yaşamımız, bize hem deniz hem de doğa odaklı seyahatleri yakından gözlemleme fırsatı veriyor. Kısacası biz, yola çıkmayı seven; gezdiği yerleri not eden, fotoğraflayan, hisseden ve bu deneyimleri samimiyetle paylaşan bir çiftiz. Her yazımızda okuru biraz daha yola yaklaştırmak, merak uyandırmak ve gerçekten işe yarayan gezi notları bırakmak istiyoruz.
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.