Asya Gezisi
Asya Gezisi kategorisinde, Asya kıtasının zengin kültürel mirasını, etkileyici doğal manzaralarını ve renkli şehirlerini keşfetmek için ihtiyaç duyduğunuz seyahat rehberlerini bulabilirsiniz. Uzak Doğu’nun mistik tapınaklarından Güneydoğu Asya’nın egzotik plajlarına, Orta Asya’nın bozkırlarından Hindistan’ın hareketli sokaklarına kadar Asya’nın her köşesini keşfetmek için en iyi seyahat önerilerini ve rota planlarını burada bulacaksınız. Hayalinizdeki Asya gezisini planlamak için gereken tüm bilgiler bu kategoride sizi bekliyor.
Tirta Gangga Kraliyet Su Bahçesi, Bali’nin doğusunda masal gibi bir kaçış noktası: suyun gölgesinde dans eden taş yollar, nilüferlerle bezeli havuzlar, ve her köşeden yükselen mitolojik bekçi heykelleri… İlk adımı atar atmaz, suyun yüzeyinde süzülen ışık ve koi balıklarının renk cümbüşü insanı anında yavaşlatıyor. Burada zaman farklı akıyor; her adımda...
Ubud’un kalbinde, her gün yüzlerce insanın önünden geçtiği ama içine adım atınca zamanın yavaşladığı bir yer var: Ubud Sarayı. Kalabalığın uğultusu kapıdan içeri girince bir anda yerini gamelan seslerinin yankısına bırakıyor; frangipani çiçekleri havayı tatlı bir kokuya boyuyor, taş oymalar güneş ışığını yakalayarak gölgelerle oyun oynuyor. Burası sadece bir ziyaret...
Bali, sadece muhteşem plajları ve mistik tapınaklarıyla değil, zengin el sanatları geleneği ve özgün lezzetleriyle de akılda kalan bir ada. Seyahat ruhunu taşıyan her hediyelik, buranın günlük yaşamından bir iz, törenlerden bir renk ve doğasından bir koku getiriyor. “Bali’den Ne Alınır?” diye düşünenler için cevap, adanın dokusuna sinmiş yüzlerce küçük...
Hint okyanusunun ortasında, tapınakların dumanı ile pirinç teraslarının yeşilini buluşturan Bali; doğası, ruhani atmosferi, sörf kültürü ve sıcak insanlarıyla Güneydoğu Asya’nın en sevilen rotalarından. Adanın kalbi Ubud’un sanat dolu sokaklarından Uluwatu’nun sarp kayalıklarına, Canggu ve Seminyak’ın gün batımı kulüplerinden Sidemen’in sakin vadilerine kadar Bali, her tempoya göre bir tatil sunuyor....
Volkanların gölgesinde yeşeren pirinç terasları, tütsü kokuları ve altın kumlarla Bali, yalnızca bir tatil cenneti değil; duyuları uyandıran bir lezzet adası. Ada mutfağı, Hindu-Bali ritüelleriyle iç içe geçmiş, baharatın, tütsünün ve taze otların dengesi üzerine kurulu. Sokak aralarındaki mütevazı warung’lardan sahilde gün batımı eşliğinde kurulan masalara kadar her lokma, yerel...
Atlas Okyanusu’na bakan kıyıları, palmiyeli bulvarları ve sakin enerjisiyle Rabat, Fas’ın en zarif yüzlerinden biri. Şehrin medinası ve Oudayas surlarının içi, ustaların elinden çıkan zanaatların şık örnekleriyle dolu; her köşe başında farklı bir el emeği hikâyesi var. Seyahat ve hediye kültürü burada iç içe geçmiş; bir yandan çaydan yayılan nane...
Atlantik kıyısında, Bouregreg Nehri’nin ağzında kurulmuş olan Rabat; Fas’ın sakin başkenti, zarif bulvarları, mavi-beyaz Kasbah’ı, Fransız kolonyal mirası ve modern müzeleriyle dengeli bir şehir deneyimi sunar. Rabat; Kazablanka’ya trenle bir saat, Okyanus’un serin esintilerine ise yalnızca birkaç adım mesafede. Arapça ve Fransızcanın yan yana duyulduğu şehirde, gündelik yaşam düzenli, güvenli...
Suvayr, yani Essaouira, Fas’ta beni en çok “acele etme” duygusuyla yakalayan şehirlerden biri olurdu: medinanın beyaz duvarları, mavi kapıları, limandan gelen sardalya kokusu, rüzgarın saçları dağıtan Atlantik sesi ve akşam olunca sokaklara yayılan Gnaoua ritmi. Donetsk, St. Petersburg ve Moskova gibi kışın ağır bastığı şehirlerden sonra Marmaris’te yaşamaya alışan biri...
Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nun buluştuğu yerde kurulu Tanca, rüzgârın tuzlu kokusunu, medinanın baharatlı havasını ve limanın taze balığını aynı sofrada buluşturuyor. Şehrin tarih boyunca İspanyol, Berberi ve Arap etkileriyle yoğrulan kültürü, mutfakta karşılığını parlak baharatlarda, mis kokulu otlarda ve denizden tabağa atlayan taptaze ürünlerde buluyor. Tanca yemek rehberi arayan gezginler...
Atlas Okyanusu ile Akdeniz’in buluştuğu noktada konumlanan Tanca, hem masalsı medinasıyla hem de kozmopolit ruhuyla ziyaretçisini sarıp sarmalayan bir şehir. Liman kenti olmanın verdiği hareket, yüzyıllardır tüccarların, seyyahların ve sanatçıların buluşmasına zemin hazırlamış; bu da Tanca’nın hediye kültürünü zenginleştirmiş. Tanca’dan alınacak hediyeler, sadece estetik birer eşya değil; Berberi, Arap ve...
Cebelitarık Boğazı’nın eşiğinde, Atlantik ile Akdeniz’in buluştuğu yerde duran Tanca; Mağribi mimari, İspanyol etkisi, bohem edebiyat mirası ve rüzgârla serinleyen plajlarıyla bambaşka bir enerji sunuyor. Eski medina sokaklarında naneli çay kokusu yükselirken, Tanja Marina’da gün batımı altın renkleri şehre yayılıyor. Bir zamanların sanatçı ve yazar sığınağı olan Tanca, bugün de...
Agadir’e ilk bakışta “Fas’ın en kolay şehirlerinden biri” derim. Marakeş gibi insanı hemen içine çeken karmaşası yok; Fes gibi medina labirentine sokmuyor; Kazablanka gibi büyük şehir telaşı da taşımıyor. Daha geniş, daha sahilci, daha ferah bir yer. Gaziantep’te yaşayan biri olarak bir şehri önce pazarından, sofrasından ve insanın sokakta nasıl...
Marakeş’e ilk kez giderken valize en çok sabır, rahat ayakkabı ve biraz pazarlık neşesi koymak gerekiyor. Uzun yıllar Donetsk, St. Petersburg ve Moskova gibi sert kışlı şehirlerde yaşadıktan sonra Marmaris’in denizli ritmine alışan biri olarak, Marakeş bana bambaşka bir sıcaklık duygusu verdi. Burada sıcaklık sadece havada değil; baharat kokusunda, dar...
Bouregreg Nehri, Fas’ın başkenti Rabat ile kadim komşusu Salé’yi birbirine bağlayan, kentin ritmini ve siluetini sessizce şekillendiren bir su yolu. Atlas Okyanusu’na kavuşmadan önce sakin bir haliç oluşturan bu nehir, gün batımında altın bir şerit gibi parlıyor; bir yanında Oudaya Kasbahı’nın surları, diğer yanında Salé’nin medinası silüet veriyor. Sabahları balıkçı...
Selâ’yı Fas rotasında tek başına değil, Rabat’la omuz omuza gezilmesi gereken sakin, sahici ve biraz da gölgede kalmış bir şehir olarak düşünmek lazım. Ben Gaziantep’te çarşı, han, sokak ve esnaf ritmine alışmış biri olarak Selâ’da da önce medinaya, sonra nehir kıyısına, ardından Rabat tarafına bağlanan tramvay hattına bakarım. İlk kez...
Fas’ın tarih kokan kenti Fes, dar sokaklarında yankılanan çekiç sesleri, tabakhanelerden yükselen renkler ve yüzyıllık çarşılarının canlılığıyla gezginleri büyülüyor. “Fes’ten Ne Alınır?” diye düşünenler için şehir, el emeği zanaatların ve otantik tatların adeta açık hava müzesi gibi sergilendiği bir hazine. Burada hediye seçmek, bir dükkâna girip çıkmaktan çok daha fazlası;...
Fes, Fas’ın ruhunu en yoğun hissedeceğiniz şehirlerden biri. Atlas Dağları’nın eteklerine yaslanan Fes; Arap, Berberi ve Endülüs etkilerini bir arada taşıyan dar sokakları, dünyanın en eski üniversitelerinden Al-Qarawiyyin, mavi-beyaz çinileri ve meşhur boyahaneleriyle (Chouara) gerçek bir açık hava müzesi. Arnavut kaldırımlı medinada kaybolmak, hanları, medreseleri ve kapıları (Bab Bou Jeloud)...
Gaziantep’te yaşayan bir editör olarak Kazablanka’ya bakınca, şehir bana ilk anda “baharatlı bir masal” değil; deniz kokusu, işlek bulvarları, Fransız etkili mimarisi, Atlantik rüzgârı ve gündelik hayatın telaşıyla yaşayan büyük bir liman şehri hissi veriyor. Fas’a ilk kez gidecek biri için Kazablanka’yı tek başına uzun uzun tatil yapılacak romantik bir...