Üsküdar Gezisi
Üsküdar gezi rehberinde Kız Kulesi’nden Çamlıca Tepesi’ne sahil yürüyüşleri, tarihi camiler, yeme-içme durakları ve ulaşım ipuçlarıyla İstanbul’un Anadolu yakasını keşfedin.
İstanbul’da bazen en etkileyici duraklar, en gösterişsiz sokaklarda saklanır. Hüsrev Ağa Camii de böyle bir yer. Büyük külliyeler gibi kalabalık çekmez. Ama sessizliğiyle insanı kendine toplar. Kapısına yaklaşınca şehrin gürültüsü hafifler. Taş duvarların serinliği hemen hissedilir. Avluya adım atınca zaman yavaşlar. İçerideki ışık, günün tonuna göre değişir. Bir köşede eski...
İstanbul’un kalabalığı bazen en güzel ayrıntıları saklar. Dar bir sokakta, taşın serinliği yüzünüze çarpar. Tam o anda küçük bir su yapısı çıkar karşınıza. Sadeddin Efendi Çeşmesi ve Sebili, böyle bir sürpriz gibidir. Büyük anıtlar gibi iddialı durmaz, ama çok şey anlatır. Üzerindeki yazılar, bir dönemin sesini taşır. Mermer işçiligi, yakından...
Üsküdar’da bazen bir kapıdan girersiniz, şehir sesi birden düşer. Karacaahmet Sultan Türbesi, tam bu sessizliğin merkezinde durur. Etrafında yüzlerce yıllık servi ağaçları yükselir. Toprak kokusu, taşın serinliğiyle karışır ve insanı sakinleştirir. Burada zaman, İstanbul’daki gibi hızlı akmaz. Ziyaretçiler fısıltıyla konuşur, adımlarını daha dikkatli atar. Bir türbe gezisi gibi değil, bir...
Üsküdar’ın yokuşlarına çıktığınızda İstanbul başka bir yüzünü gösterir. Valide-i Atik Külliyesi de bu yüzün en güçlü duraklarından biridir. İlk bakışta sessiz ve ağırbaşlı bir yapı görürsünüz. Yaklaştıkça taş işçiliği ince ince konuşmaya başlar. Avluya girince sokak gürültüsü geride kalır. Gölgeler, revakların altında serin bir koridor oluşturur. İçeride ışık yumuşaktır, ama...
İstanbul’un kalabalığı bazen insanı yoruyor. Üsküdar’da ise şehir, daha yumuşak bir ritimle akar. Karacaahmet Mezarlığı bu ritmin en sessiz durağıdır. Kapıdan girince ilk fark edilen şey, ağaçların gölgesidir. Sonra kuş sesleri gelir, ardından taşların serinliği. Burada yürürken adımlarınız kendiliğinden yavaşlar. Çünkü her mezar taşı, küçük bir hikâye taşır. Bazıları süslüdür,...
Üsküdar sahilinde yürürken deniz bazen adımlarınıza karışır. Şemsi Paşa Külliyesi tam bu karışımın üstüne kurulmuş gibidir. Dalgaların sesi, taş duvarlara vurup geri döner. Kalabalık meydan birkaç adım geride kalır. Önünüzde küçücük bir avlu, arkanızda kocaman Boğaz açılır. Buraya gelince insan ister istemez yavaşlar. Çünkü yapı, aceleye hiç uygun değildir. Mimar...
Üsküdar’da yürürken bazen bir renk sizi durdurur. Çinili Camii, adını taşıdığı o renklerle hemen akılda kalır. Dışarıdan bakınca sade bir Osmanlı camisi görürsünüz. Kapıdan içeri girince hikâye bir anda derinleşir. Duvarlarda parlayan çiniler, mekâna serin bir ışık verir. Kalabalık sokaklar geride kalır, içeride tempo düşer. Sesler yumuşar, adımlar daha dikkatli...
Boğaz kıyısında yürürken bazen küçük bir kubbe gözünüze takılır. Beylerbeyi’nde bu sürpriz, sahilin tam kenarında karşınıza çıkar. Beylerbeyi Hamid-i Evvel Camii, suya yakın duran zarif bir duraktır. Dalgaların sesi, caminin taşlarına ince bir fon gibi yayılır. Köprü trafiği uzakta kalır, burada rüzgâr daha belirgindir. İçeri girince serin bir hava ve...
Kuleli Sahili’ne ilk adımı attığınızda Boğaz hemen yakınlaşır. Suyun sesi, sahil yolunun gürültüsünü yumuşatır. Karşı kıyıda Ortaköy’ün çizgileri yavaşça belirir. Bazen köprü, gökyüzünde ince bir kemer gibi görünür. Yürüyenler tempoyu düşürür, çünkü manzara acele sevmez. Banklarda oturanlar termos kapağını açar, sohbet uzar. Kuleli binasının sarı cephesi uzaktan bile kendini belli...
İstanbul’u yukarıdan görmek, şehri yeniden tanımak gibidir. Büyük Çamlıca Tepesi bu hissi en net yaşatır. Buraya çıktığınızda Boğaz bir anda genişler. Köprüler, vapurlar ve kıtalar aynı kadraja girer. Rüzgâr bazen sert eser, ama ferahlatır. Kalabalık aşağıda kalır, siz nefes alırsınız. Manzara değiştikçe fotoğraf isteği artar. Sonra telefon cebinize girer, gözleriniz...
Üsküdar’da bazen bir cami, sizi mimariyle yakalar. Marmara İlahiyat Camii tam olarak böyle bir yer. İlk bakışta tanıdık bir siluet görürsünüz. Yaklaştıkça detayların modern bir dil kurduğunu fark edersiniz. Kampüs içinde olmasına rağmen kapısı herkese açık hissi verir. Avluya girince şehir gürültüsü belirgin biçimde azalır. İçeri adım atınca ışığın nasıl...
Üsküdar’da bazen bir avluya girersiniz, şehir tonu değişir. Yeni Valide Külliyesi böyle bir geçiş kapısıdır. Meydanın kalabalığı dışarıda kalır, içerisi daha sakindir. Taş duvarlar sesleri yutar, adımlarınız hafifler. Bir yanda çarşı telaşı akar, öte yanda dua duyulur. Deniz kokusu rüzgârla gelir, avluda dağılıp gider. Kubbeye baktığınızda İstanbul’un katmanlarını hatırlarsınız. Burada...
Üsküdar Meydanı’na indiğiniz an deniz sizi karşılar. Sahil kalabalığı canlıdır, ama bir köşe daha sakindir. İşte o köşede Mihrimah Sultan Camii yükselir. Halk arasında çoğu kişi buraya İskele Camii der. Çünkü kıyıya, iskelelere ve vapur seslerine çok yakındır. Bir yanda martılar döner, diğer yanda dua sesi duyulur. İçeri girince taşın...
Üsküdar sahilinde yürürken deniz bir anda yaklaşır. Tam kıyıda küçük bir cami göz kırpar. Şemsi Paşa Camii, Boğaz’ın kenarında sakin durur. Dalgalar duvara vurur, içeride sessizlik büyür. Martılar çoğu zaman kubbenin çevresinde döner. Mimar Sinan’ın en zarif kıyı işlerinden biridir. Yerel halk ona Kuşkonmaz Camii de der. Çünkü kuşlar, rivayete...
İstanbul’da bazen bir cami, sadece ibadet mekânı olmaz. Şakirin Camii, Üsküdar’ın kalbinde modern bir nefes gibi durur. Kapıya yaklaşınca taşın soğukluğu değil, ışığın sıcaklığı karşılar. Dışarıdaki gündelik koşuşturma, içeride yumuşak bir sessizliğe dönüşür. Kubbeye bakınca klasik çizgilerle çağdaş ayrıntılar birlikte görünür. Cam yüzeyler, gün ışığını zarifçe dağıtır ve mekânı aydınlatır....
Sultanahmet’te yürürken bazen bir köşe sizi aniden durdurur. III. Ahmed Çeşmesi böyle bir duraktır. Mermerin üzerindeki işçilik hemen göze çarpar. Çeşmenin önünde durunca Boğaz rüzgârını hissedersiniz. Kalabalık akarken, yapı sanki zamanı yavaşlatır. Bir yandan Topkapı kapısı yükselir, diğer yanda Ayasofya yaklaşır. İstanbul’un katmanları burada üst üste biner. Fotoğraf çekmek istersiniz,...
Kuzguncuk Sahili, İstanbul Boğazı’nın en sakin kıyılarından biri. Buraya gelince adımlarınız kendiliğinden yavaşlar. Deniz kokusu, çınar gölgeleriyle karışır. Karşınızda Avrupa Yakası, yanınızda Üsküdar’ın huzuru vardır. Martı sesleri, vapur düdüklerine ince bir eşlik eder. Banklara oturanlar uzun uzun manzaraya dalar. Yürüyenler, kıyı çizgisini takip ederek düşüncelerini toplar. Fotoğraf çekenler, her açıdan...
Üsküdar’da bazı yerler vardır, kapısından girince ses azalır. Aziz Mahmut Hüdayi Camii tam böyle bir duraktır. Sokağın kalabalığı birkaç adımda geride kalır. Avluya girince daha yavaş yürümeye başlarsınız. Havadaki tütsü kokusu değil, eski taş kokusudur. Kuş sesleri, şehrin gürültüsünü bastırır. Bir köşede türbe ziyaret edenler sessizce dua eder. Başka bir...
12




















