Münih Gezisi
Almanya’nın güneyinde, Alpler’in eteklerinde konumlanan Münih, tarihi dokusuyla büyüleyen meydanları, dünyaca ünlü müzeleri, devasa parkları ve eşsiz bira kültürüyle her yıl milyonlarca gezgini ağırlıyor. Bavyera eyaletinin başkenti olan bu şehir, Orta Avrupa’nın en renkli destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. İster kültür tutkunu olun ister doğa aşığı, ister otomobil meraklısı ister...
Oktoberfest’i ilk kez sadece “dünyanın en büyük bira festivali” diye düşünmüştüm ama Münih’e gidip Theresienwiese alanına adım attığımda bunun eksik bir tanım olduğunu hemen fark ettim. Burası yalnızca devasa bira çadırlarından, litrelik bardaklardan ve kalabalık masalardan ibaret değil; Bavyera kültürünün, geleneksel kıyafetlerin, sokak lezzetlerinin, lunapark ışıklarının ve aynı masada tanışılan...
Münih’i planlarken benim ilk baktığım şey şehirde kaç gün kalınacağı ve otelin hangi bölgede seçileceği olur; çünkü doğru konaklama seçimiyle Marienplatz, Viktualienmarkt, Residenz, Hofgarten ve Englischer Garten hattı çok rahat gezilir. İlk kez gidenler için 2 tam gün ideal, 3 gün ise hem müzeleri hem Nymphenburg Sarayı’nı hem de bira...
Bavyera Dükü V. Wilhelm tarafından 27 Eylül 1589’da kurulan Hofbräuhaus, başlangıçta sadece Bavyera sarayına bira sağlamak amacıyla inşa edildi. Ancak bu tarihi mekan, Bavyera’nın antik Bira Saflığı Yasası (Reinheitsgebot) sayesinde yüksek kaliteli bira üretimiyle ünlendi. Bugün hala aynı kalite ve gelenekle üretilen biralar, ziyaretçilerine yüzyıllardır süregelen bir kültürel mirası sunuyor....